menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çelişkili savaş: Hedefte petrol, masada kara harekatı var

3 0
latest

Çelişkili savaş: Hedefte petrol, masada kara harekatı var

​Washington kulislerinde bugünlerde büyük bir ayrışma yankılanıyor. Trump yönetimi bölgeye asker sevk etmeye devam ederken, hem Amerikan halkı hem de Kongre üyeleri Beyaz Saray’ın "şahin" politikalarından duydukları rahatsızlığı yüksek sesle dile getiriyor.

​KIRMIZI ÇİZGİLER VE SİYASİ ÇATLAKLAR

​Cumhuriyetçi saflarda bile çatlaklar oluşmaya başladı. Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Mace (R-S.C.), İran bilgilendirme toplantısından çıkar çıkmaz X platformunda kendi kırmızı çizgisini çekti: "Kara birliklerinin konuşlandırılmasını desteklemeyeceğim."

​Benzer bir uyarı Senatör Josh Hawley’den geldi. Hawley, kara birlikleriyle durumun daha da tırmandırılmaması gerektiğini belirterek, "Buna bir son verme zamanı geldi" dedi.

Ancak Kongre, başkanın savaş yetkilerini kısıtlama konusunda henüz somut bir engel koyabilmiş değil.

RAKAMLAR NE SÖYLÜYOR?

​Kamuoyu yoklamaları, yönetimin politikalarıyla Amerikan halkının beklentileri arasında derin bir uçurum olduğunu kanıtlıyor:

​Genel Memnuniyetsizlik: AP-NORC anketine göre halkın %60’ı ABD’nin eylemlerinin "çok ileri gittiğini" düşünüyor.

​Kara Savaşına Hayır: Reuters-Ipsos verilerine göre, halkın sadece %7’si geniş çaplı bir kara harekatına destek veriyor. Buna karşın halkın %65’i böyle bir ihtimali "olası" görüyor.

​Kuşak Farkı: Pew Araştırma Merkezi, Cumhuriyetçiler arasında ilginç bir veri paylaştı. 65 yaş üstü Cumhuriyetçilerin %84’ü Trump’ı desteklerken, 18-29 yaş arası gençlerde bu oran %49’a kadar geriliyor.

​Uluslararası raporlara göre, krizin merkezinde Hürmüz Boğazı ve petrol akışı yer alıyor. Trump ekibi, İran’ın ham petrol ihracatının kalbi olan Harg Adası’nı işgal etmeyi veya abluka altına almayı, Tahran’ı geri adıma zorlamak için masada tutuyor.

​BEYAZ SARAY’IN ÇELİŞKİLİ MESAJLARI

​Beyaz Saray cephesinde ise iki farklı ton hakim. Sözcü Davis Ingle, kararların anketlere göre değil, "ulusal çıkarlar" doğrultusunda alındığını ve şu an için bir kara harekatı planı olmadığını savunuyor.

​Öte yandan, Basın Sözcüsü Karoline Leavitt müzakerelerin "verimli" olduğunu söylese de, İran’ın uzlaşmayı reddetmesi durumunda Başkan’ın "cehennemi serbest bırakmaya" hazır olduğu uyarısını ekliyor. Trump ise durumu özetlerken net konuşuyor: "İran’da hedef alınacak neredeyse hiçbir şey kalmadı."

Trump yönetimi bir yandan diplomasi kapısını aralık bırakırken, diğer yandan askeri seçeneklerini Harg Adası ablukası dahil tahkim ediyor.

Ancak anketler ve kendi partisinden gelen tepkiler, olası bir kara operasyonunun içeride büyük bir siyasi maliyeti olacağını gösteriyor.

ORDUDAN BİR "İCRA MEMURU" YARATMAK

Trump’ın kendi tabanı ve genç Cumhuriyetçiler savaşa karşıyken neden bölgeye asker yığıyor?

​Trump, sahaya "postal basmadan" zafer kazanma peşinde.

Paraşütçüleri ve deniz piyadelerini bölgeye göndererek, İran rejimini "içeriden çökmeye" veya "teslimiyet şartlarında bir anlaşmaya" zorluyor.

​Nancy Mace ve Josh Hawley gibi isimlerin "kara harekatına hayır" çıkışları aslında Trump’a müzakere masasında elini güçlendiren bir koz veriyor:

"Halkım savaş istemiyor ama ben sizi durdurmak için bu askerleri buraya yığmak zorundayım, o yüzden şimdi anlaşalım."

Trump’ın geçtiğimiz günlerde bahsettiği İran’ın teklif ettiği o "büyük ödül" (petrol ve gaz imtiyazları), aslında bu komplonun varış noktası...

Trump, İran’da rejim değişikliğiyle vakit kaybetmek yerine, İran’ın enerji kaynaklarını ABD’nin (ve müttefiklerinin) kontrol edebileceği yeni bir sisteme zorluyor.

TAHRAN'IN YANITI NE OLACAK?

​Bu bir "zafer" savaşı değil, bir "şirket evliliği" zorlaması.

Trump, ABD ordusunu dünyanın en büyük "icra memuru" gibi kullanarak İran'ı iflasın eşiğinde masaya oturtmaya çalışıyor.

İran, Trump’ın bir iş insanı gibi "Kar/Zarar" hesabı yaptığını biliyor.

Tahran'ın cevabı, bu operasyonun "zarar" kısmını, Trump’ın siyasi geleceğini tehlikeye atacak kadar büyütmek olacaktır.

​İran teslim olmak yerine, masayı Trump’ın üzerine devirmekle tehdit ederek, "şirket evliliği" yerine "eşitler arası bir ateşkes" koparmaya çalışacaktır.


© YeniBirlik