menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump ve İran: Tehlikeli kehanetler

34 0
26.03.2026

Amerika Birleşik Devletleri başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için İran’a verdiği süreyi beş gün daha uzattığını açıkladı. Bu, fiilen tek taraflı bir ateşkes ilanı ama ne İran ne de İsrail’den uyum mesajları gelmiş değil.

İran savaşı, başlangıçta Batı kamuoyunda yaratılan beklentilerin aksine uzayacağa benziyor. İran devleti, hava saldırıları ve suikastlarla ne yıkılıyor ne de demokratikleşiyor. Aksine, Devrim Muhafızları’nın siyasi gücü artıyor; daha otoriter ve militarist bir rejim zemini ortaya çıkıyor.

İran devleti, savaşın süresini uzatarak ve çatışmayı bölgeye yayarak uzun soluklu bir yıpratma savaşı sürdürecek kapasiteye sahip görünüyor. Ne Pentagon ne de Amerikan kamuoyu -Cumhuriyetçi seçmen kitlesi ve Trump taraftarları da dahil olmak üzere- buna tahammül edebilir. Bu koşullar Trump’a – geçici ya da kalıcı –geri adım atmaktan başka bir seçenek bırakmamış olmalı.

Trump, gazetecilere “bütün liderleri öldürdük ama çok yetkili bir kişi ya da kişilerle görüşüyoruz” mealinde konuştu. Söz konusu kişinin Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ya da Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan olabileceği söyleniyor. Ama Trump isim vermekten kaçınıyor çünkü kendi ifadesiyle “öldürülmelerini istemiyor”. Akıllara, bu kişilerin de İsrail’in suikast radarına girmesinden korktuğu gelebilir ama asıl kaygısı rejim içi bir suikast olmalı. Örneğin reformist kanat, Washington temsilcileriyle görüşüyor olabilir ama bunların İran devleti açısından bağlayıcılığı, Devrim Muhafızları ve molla vesayetini tasfiye edecek bir iç darbeyi bile gerektirebilir. Tehlikeli sular…

Öyleyse Trump’ın, siyasi rakiplerinin iddia ettiği gibi “hayalî kişilerle konuşan bir ruh hastası” değil; aksine, oldukça hassas bir kontekstin gerektirdiği sorumluluk içinde davranan bir devlet adamı olması da........

© Yeni Yaşam