Kürt halkı ‘güvensiz’, Türk halkı ‘çaresiz’
Ben de dahil, hepimiz barış ve demokrasi hedefli müzakere sürecine karşı oluşan “güvensizlikten” söz ediyoruz ve iktidardan “güven sağlayıcı” adımlar atmasını istiyoruz.
Bir zamandan beri bu yaklaşımımızda sanki yerine oturmayan bir şeyler var diye düşünmeye başladım. Bu düşüncem AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in son laflarından sonra beni şu sonuca götürdü:
İktidar isteyerek, bilerek “güvensizlik” duygusunu derinleştiriyor olamaz mı?
Hemen söylemek gerekir ki, güvensizlik Türkiye’nin bütününde değil, Kürdistan’da. Bir başka ifadeyle Türkler değil, zaten onların önemli kısmı bu sürece karşı, ama Kürtler bu sürece güven duymuyor. Devletin de iktidarın da niyetinden derin bir kuşku duyuyor. Giderek bu güvensizlik ve kuşkudan Öcalan’ın “barış ve demokratik toplum programına” karşı olan çevreler, suret-i haktan görünerek, güvensizliğin ve kuşkunun yönünü AKP iktidarından Öcalan’a ve DEM Parti’ye çevirme amaçlı çabalarını yoğunlaştırıyorlar. Bu çabaların yer yer olumsuz sonuçlar verdiği görülüyor.
Kürt kamuoyunda müzakere sürecinde hiçbir somut adım atılmaması, “biz ayrı devletten, federasyondan, hatta özerklikten vazgeçtik, PKK’yi kapattık, silahsızlandık, ama devlet bunun karşılığında tek bir adım atmadı, acaba yanlış mı yaptık?” sorusu giderek daha sık sorulmaya başlanıyor.
İşte devlet ve iktidar kendisine karşı var olan güvensizlik ve........
