menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

15 0
27.06.2026

7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi için onbinlerce güvenlik görevlisi Ankara’ya yığılırken, birçok cadde ve sokağa giriş yasağı getiriliyor. Zirve’de görevli olanlar dışındaki kamu çalışanları 6-12 Temmuz haftasında izinli sayılacak. Valilik kararıyla, 28 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında kentte miting, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, oturma eylemi, protesto, açlık grevi, bildiri ve broşür dağıtılması, afiş ve pankart asılmasının yanı sıra sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence ve kutlamalar yasaklandı. Kısacası Ankara’da adeta sıkıyönetim ilan edildi. Bu arada çeşitli örgütlere mensup olduğu iddia edilen 200’ü aşkın kişi düzenlenen eş zamanlı ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan, aralarında akademisyen Emel Memiş, TEMA Vakfı gönüllüleri, gazetecilerin ve avukatların da olduğu 103 kişi tutuklandı.

Uluslararası bir toplantı için bir ülkenin başkentinde yaşamı durma noktasına getirecek, sıkıyönetimi çağrıştıran kısıtlamalar neden getirilir? Gerekçe zirveye katılacak liderlerin güvenlikleriyse, “Bu liderler, benzer toplantılar için dünyanın dört bir yanında boy gösterirken neden böylesine abartılı güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulmuyor? Ankara, uluslararası konukların güvenliklerini bile sağlayamayacak kadar güvensiz bir yer mi?” sorularını sormak gerekiyor sanırım. Ayrıca “Eğer hükümet başkentte yaşamı aksatmadan konukların güvenliğini sağlayamayacağını düşünüyorsa -ki bu diğer illerde güvenlik sorununun çok daha derin olduğunu gösterir- “Her yıl bütçeden iç güvenlik için ayrılan milyarlarca lira nereye harcanıyor?” sorusunun da gündeme gelmesi gerekmez mi?

Bu sorulara yanıt ararken yeni bir gelişme olarak, Zirve’yi izlemek isteyen çok sayıda gazetecinin akreditasyon talebinin geri çevrildiği........

© Yeni Yaşam