menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO Zirvesi için kurulan paravanlar neyi gizliyor?

8 0
04.07.2026

Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde bir taraftan güvenlik gerekçesiyle Ankara ve kimi bazı illerde sıkıyönetimi andıran uygulamalar ve yüzlerce kişinin “önleyici tedbir” adına gözaltına alınıp tutuklanması diğer taraftan ise halkın yoksulluğu ve sefaletini Zirve’ye katılacak konuklardan gizleme çabası…

Zirve’ye hazırlık için yapılanlar, AKP/saray iktidarının toplumla ilişkilerini pek çok yönden yansıtıyor. Halkı baskı altında tutmaya yönelik uygulamalar (yasaklama, tutuklama vb.) demokrasi, insan hakları, hukuk konusundaki anlayışını resmederken, yoksul semtlerin önüne çekilen paravanlarla konuklardan gizlemeye çalışılan sefalet, ekonomi politikalarının yarattığı sosyal yıkımı gözler önüne seriyor.

Sefaletin, yoksulluğun, çarpık kentleşmenin gizlenmeye çalışılmasını, ülkeyi yönetenlerin utancının bir ifadesi olarak kabul etmek mümkün. Utanma duygusu, utanç duyulan çirkinliği ortadan kaldırma sorumluluğu da taşıyorsa, taktir edilmesi gereken bir meziyet aslında. Ama utancın kime karşı duyulduğu çok önemli tabi. Eğer utanç, o utanç verici koşullarda yaşayanlara karşı duyuluyorsa; buna neden olan uygulamalardan vazgeçilmesi ve övünülecek koşulların gerçekleşmesi için gereken sorumluluğun üstlenilmesi beklenir doğal olarak. Ancak utanç, dışarıdan birileri tarafından ayıplanmak üzerinden oluşan bir duyguysa, çirkinlikleri saklamakla yetinilir bu durumda.

Zirve öncesinde Ankara’da yaşananlar, 24 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin ülkeyi getirdiği yerin “utanç verici” olduğunu kabul etmesi anlamını taşıyor. Ancak bu utanç, yarattığı sefalet ortamında yaşayan halka karşı değil Zirve’ye katılacak NATO ülkelerinin liderleri tarafından ayıplanmamakla sınırlı bir kaygının sonucu. Bu nedenle AKP/saray iktidarı kendi yarattığı........

© Yeni Yaşam