menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barış ve demokrasi dalgası

23 0
12.08.2026

Kürt meselesi çatışma çözümü boyutuyla yaklaşık iki yılık bir aradan sonra Meclis’e gelen çerçeve yasa ile somut bir adıma dönüştü. Meselenin şiddet politikalarından politik zeminlere taşınması ülke politikasında yepyeni ve olumlu bir durum olarak görülürken diğer taraftan iktidarın otoriterlikte ısrar etmesi bu olumlu atmosfere zarar veriyor.

Tüm kamuoyunun bildiği üzere AKP ülkede siyasal katılımı krize sürükleyen baskıya dayalı stratejiyi 2009’dan beri kesintisiz sürdürüyor. Bu strateji, o günden bugüne AKP’nin artık elinden düşürmediği bir iktidar teknolojisine dönüştü. Yeni başlayan süreçle birlikte bu strateji adres değiştirerek devam ediyor. Muhalif kamuoyundaki kanaate göre, “muhalefeti yargı kıskacında tutarak zayıflatmak, Kürt meselesini silahsızlandırarak kontrol altına almak” yeni bir iktidar tekniğidir; ve bu teknik ile muhalefet üzerinde sürdürülen baskı stratejisine yönelik tepkiler Kürt barışı ile dengelenmiş oluyor.

Kuşkusuz iktidarın Kürt meselesindeki müzakere cesareti tarihsel ve stratejiktir; ama aynı iktidarın demokrasi cesaretini yitirerek, demokrasiyi ülke için tehdit olarak görmeye başlaması aynı düzlemde stratejik bir hatadır. Bunun en riskli sonuçlarından biri ülkede demokrasi ve barışın birbirinden farklı şeylermiş gibi algılanmasına, siyasal zeminlerin giderek demokrasiden uzaklaşmasına yol açması ve buradan geriye dönüşün maliyetli bir hal almaya başlamasıdır. Kristalleşen baskı stratejisi, ülkenin kan akışını yavaşlatarak damarları tıkıyor, nefes almayı........

© Yeni Yaşam