menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şimdi Che okuma zamanı

18 0
09.10.2026

8 Ekim 1967’de Bolivya’da katledilen enternasyonalist devrimci Che Guevara, 59 yıl sonra hâlâ dünyada milyonlarca insan tarafından sevgi ve saygıyla anılıyor. Şüphesiz, bu hak edilmiş bir saygı ve kaynağını sadece Küba ile yetinmeyen, durduğu yerde duramayıp daha ertesi gün gözünü dünya devriminin başka cephelerine diken tutumundan kaynaklanıyor. Bu anlamda onun Küba’daki gerilla serüveni, bir tür ‘açılış’ gibi. Sonrası ise çoğu kez sanıldığı gibi başka yerlerde ‘macera’ aramaktan ibaret değil. Enternasyonalizmi bir tür ‘dış politika meselesi’ olarak algılayan tipik Sovyet yaklaşımından farklı olarak Che’nin yaptığı şey, ‘devrim ihraç edilmez’ lafının altına sığınan sinik tutumdan tamamen uzak bir yerde durarak, hem bizzat savaşması, ama daha önemlisi enternasyonalist bir devrimci örgütlenme için öncülük etmesidir.

Che’nin sürükleyicisi olduğu ve 82 ülkeden yaklaşık 500 delegenin (diplomatlar değil, silahlı ve siyasi mücadele yürüten devrimciler!) katıldığı 1966’daki Üç Kıta Konferansı (Tricontinental) çok kapsamlı bir perspektifin ifadesidir. Konferansın ardından Küba’da OSPAAAL’ın (Asya, Afrika ve Latin Amerika Halklarıyla Dayanışma Örgütü) kurulması ve örgütün yayın organı olarak Tricontinental dergisinin çıkarılması çok bilinen şeylerdir ama Küba bazı bilgileri uzun süre kapalı tutsa da, zamanla yayınlanan bir dizi anı kitabından çok daha fazlasını da öğreniyoruz. Küba İçişleri Bakanlığı’nı paravan olarak kullanan gizli bir ‘komite’ kurulması, Manuel Piñeiro’nun başkanı olduğu ama aslında fiilen Che’nin yönettiği bu komitenin kıtadaki tüm devrimci örgütlerle olan koordinasyonu, bu arada Küba ordusunun bazı tesislerinin Bekaa Vadisi’ne çevrilerek dünyanın dört bir yanından gelen gerillalara eğitim verilmesi resmi düzeyde az bilinen gerçekliklerdir. Şimdi artık, ülkenin San Andrés, Punto Cero, Escambray Dağları gibi bölgelerinin 1960’larda bu işe ayrıldığını biliyoruz.

Kızıl Sakal lakabıyla anılan Manuel Piñeiro’nun 1997’de Militant’la yaptığı söyleşide verdiği isimler ise gerçekten dudak uçuklatıcıdır. Nikaragua’dan Carlos Fonseca, Gine Bissau’dan, Amílcar Cabral, Fas’tan Mehdi Ben Barka, aklınıza dünyadan kim geliyorsa! Güvenli evlerde, Ulusal Tarım Reformu Enstitüsü, Ulusal Banka ve Sanayi Bakanlığı’ndaki dip odalarda “Masaya haritalar serilerek” yapılan kapalı toplantılarda bütün Latin Amerika devrimci liderlerinin yanında Cezayir, Kongo… Herkes yer alıyor. Dahası, bu arada su yüzüne çıkmayan Arjantin gerillası gibi girişimler de var, Piñeiro’nun aktarımına göre Che, 1963 gibi erken bir tarihte Jorge Ricardo Masetti’nin Arjantin’de başlattığı gerilla hareketine katılma hazırlıkları da yapıyor. Ki, Nisan 1964’te Masetti ve........

© Yeni Yaşam