menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

10 Ağustos yasası: Tarihsel dönemeç

22 0
09.09.2026

Kök veya çerçeve yasası 10 Ağustos günü Meclis’ten geçti. Onay sürecinin ardından pratik adımlar atılmaya başlandı. Üst kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kuruldu; şimdilik dört alt kurulda kurulmuş durumda. Çerçeve yasasının Meclis’ten geçmesinin üzerinden bir ay geçti. Bu önemli bir zaman dilimidir ve sürecin daha belirgin hale getirilmesi mümkündü.

Rêber Abdullah Öcalan’la İmralı Cezaevi koşullarında sürdürülen temaslar, ilişkiler ve müzakereler belli bir olgunluğa ulaştı. Meclis’te kabul edilen yasa, içerik itibarıyla sorunlu olsa da –Kürt sorunun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesinden hayli uzak, “Kürt” kelimesini bile içermese de– anlamlı olabilir. Çünkü 1923’te Cumhuriyet’in ilanından sonra ilk kez Meclis, üstü kapalı da olsa Kürtler lehine bir karar alıyor. Bu, Kürtleri hukuk dışı mücadeleye zorlayan koşulları ortadan kaldırmayı hedefleyen bir yasa olma özelliği taşıyor.

Cumhuriyet döneminde Kürdün varlığı yasa dışına itilmişti. Bu durum, Kürtlerin özgürlüğü adına mücadele eden örgütlerin de yasadışı olmasını zorunlu kıldı. Varlığını kanıtlamak için yola çıkan her örgüt, yasa dışı kabul edilen Kürt varlığına rağmen legal olamazdı. 10 Ağustos yasasının tarihsel anlamı buradan gelir: Kürdü illegal alandan legal, yasal ve hukuki zemine çekme doğrultusunda bir adımdır. Kürdün inkârını ortadan kaldırmaya yönelik bir yönelimdir. 53 yıldır illegal örgütlenen Kürt gerçeği fiilen kanıtlanmış, inkâr etmek imkânsız hale gelmiştir. Bu durumu kabullenen ve Cumhuriyet’in değişim-dönüşümünü hedefleyen ilk kök yasa ortaya çıkmıştır. Demokratik Cumhuriyet’e dönüşümde ilk tarihsel adım 10 Ağustos’ta Meclis’ten geçen çerçeve yasasıdır.

Mevcut yöneten yapı ve devlet içindeki bazı kanatlar Kürt sorununun çözümünden yana görünse de temkinli adımlar atıyor. 27 Şubat 2025’te Rêber Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ndan bu yana neredeyse iki yıla yakın zaman geçti. Bu süreçte ancak bir Meclis komisyonu kurulabildi ve ardından ilk kez bir yasa geçti. Çok yavaş hareket ediliyor. Yüzyıldır Kürdün inkârı üzerinden yasalar çıkaran Meclis’in ilk kez böyle bir adım atması ve Türk toplumunda zihniyet dönüşümünün zaman alması anlaşılabilir. Ancak süreci Kürtlerin aleyhine kullanma yönelimi daha belirgindir. Başkan Apo’nun çabaları, Hareketi’nin, halkının arkasında durması ve kamuoyu baskısı sayesinde 10 Ağustos’ta yasa çıkmıştır. Buna rağmen yasa sonrasında da süreç yeniden zamana yayılmaya çalışılıyor.

Önder Öcalan’la adada sürdürülen görüşmeler büyük ölçüde gizlilik içinde yürütülüyor.........

© Yeni Yaşam