Yeni Parti ve Kürtler
Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler ortaya çıkardı. 2024 yılı yerel seçimleri sonrasında Türkiye’de siyasal alanın dönüşümüyle ilgili üç önemli dönemeç yaşandı. İlki ekim ayında başlayan barış süreciydi. Bu önemli gelişme, siyasal alanın on yıldır etkilendiği çatışmalı ortamın sona ermesine, söylemin değişmeye başlamasına ve siyasal koordinatların dönüşmesine zemin sağladı. Böylece süreç, siyasal dönüşüm momentumunu ortaya çıkararak başta iktidar olmak üzere tüm partilere siyasi bir hikâye yazma imkânı yarattı. İkincisi 19 Mart İBB operasyonu ve devamı olarak mutlak butlan kararıydı. Bu operasyonla birlikte iktidarın yanı sıra, muhalefet ve Ekrem İmamoğlu açısından da yeni bir siyasi hikâye yazma imkânı doğdu. Soruşturmaya “Kent Uzlaşısı”nın dâhil edilmesi ve savcının Kürtleri açık şekilde tahkir eden ifadeleri ile ekonomide oluşan negatif görüntü, 19 Mart sonrasında oluşan momentumu muhalefet lehine çevirdi. İBB operasyonlarının devamı sayılabilecek siyasi olay mutlak butlan kararıdır. CHP’ye dönük mutlak butlan kararıyla birlikte Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu grubu önce içeride mücadele yolunu seçip “baba ocağı”nı sahiplenerek Kılıçdaroğlu grubunun iktidarla ilişkisini görünür kılmaya dayalı bir yıpratma stratejisi izledi. 21 Temmuz itibariyle de yeni parti kurma kararını kamuoyuyla paylaştı. Böylece demokratik meşruiyet açısından ilk kaybeden Kılıçdaroğlu oldu. Fakat buna rağmen hâlâ 103 yıllık partiyi ve CHP’nin kurumsal “imkânlarını” elinde tuttuğunu unutmamak gerekir. Bundan sonraki süreçte mutlak butlan kararının yarattığı momentumun kime doğru evrileceğini ise yeni partinin politikaları belirleyecek.
Üçüncüsü ise çerçeve yasadır. Yasanın hazırlanması, Meclis görüşmeleri ve sonrasında şekillenecek iklim, siyasal alanın dönüşümünü belirleyecek kritik eşiklerden biri olacaktır. Bu dönemin kazananını ise hazırlanan........
