İmralı’nın kapıları açılmazsa!
Duran Kalkan tüm sorunları Türkiye içinde çözme irade ve tercihlerini açıkça ortaya koydu. Türkiye’de bazı çevrelerin bu sürecin Türkiye’ye zarar vereceği söyleminin boş ve temelsiz olduğu görüldü. Güçlü bir demokratik Türkiye’yi arzuladıkları dile getirildi
Şu anda Kürt sorununun çözümünde kök yasa olacak çerçeve yasa Türkiye’nin temel siyasi gündemi haline gelmiş durumda. Ancak bu kök yasa konusunda özellikle AKP yandaşı basın ve gazeteciler toplumu yanlış bilgilendiren ve yönlendiren rol üstlenmişler. Özel savaş merkezi denen organın ya da buna ait birimlerin böyle bir yayıncılık yapılmasının istendiği anlaşılıyor.
Çıkacağı söylenen yasanın sadece AKP iktidarının istediği biçimde çıkması sürecin karakterine terstir. Çünkü İmralı’da Kürt Halk Önderi’nin odağında olduğu bir taraf da var. AKP-MHP ittifakı tek taraflı bir irade ile bir şeyler yapabilseydi bunu zaten yıllar önce yapardı. Bunu yapamadıkları için AKP-MHP ittifakı Devlet Bahçeli’ye çağrı yaptırmıştır. Kamuoyuna açık olan bir çağrı yapılması zaten sürecin iki taraflı olduğunun açık ifadesidir.
Hareket Yönetimi adına yapılan açıklamalardan ve DEM Parti heyetinin belirttiklerinden çerçeve yasa için ilk taslak sunanın Kürlerin baş müzakerecimiz dediği Öcalan olduğu anlaşılıyor. Hükümet bu taslak konusunda tartışarak İmralı’ya gidecek, belli düzeyde ortaklaşılan taslak da Kandil’e gönderilip görüşü alınacakmış. Ancak 2 aydır bu prosedür işlememiş. Ne İmralı’ya gidilmiş ne de Kandil bilgilendirilmiş.
Bu iki aylık süreçte İmralı ile görüşme olmaması bu süre içerisinde çerçeve yasa taslağı konusunda bir uzlaşma olmadığını gösteriyor. DEM heyeti İmralı’ya gittiğine göre görüşler yakınlaştırılmak isteniyor. Görüşlerin ne kadar yakınlaşıp........
