menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

9 TEMMUZ 1980: DEVRİM MAHKEMESİ VE TÜRKMEN GENÇLERİNİN İDAMI

297 0
23.09.2026

Özel Sayılar İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI Mayıs 2019 Özel Sayısı

İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI

Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı

DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI

Mayıs 2019 Özel Sayısı

9 TEMMUZ 1980: DEVRİM MAHKEMESİ VE TÜRKMEN GENÇLERİNİN İDAMI

9 Temmuz 1980, Irak Türkmenlerinin siyasi tarihinde unutulması mümkün olmayan acı günlerden biridir. Bu hadise, yalnızca bazı Türkmen gençlerinin idam edilmesiyle sınırlı kalmamış; aynı zamanda dönemin Irak rejiminin Türkmen kimliğine, millî bilince ve genç kuşaklar arasında gelişen siyasi duyarlılığa karşı yaklaşımını göstermesi bakımından da önem taşımıştır. Özellikle Kerkük bağlamında değerlendirildiğinde, bu süreç Türkmen gençliğine yönelik istisnai güvenlik ve yargı uygulamalarının nasıl işletildiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Bu yazı, esas itibarıyla iki doğrudan beyana dayanmaktadır. Bunlardan ilki, Irak Parlamentosu milletvekili ve Parlamento İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Erşat Salihi’ye aittir. Salihi’nin söz konusu olaylarda tutuklanan kişilerden biri olması, onun aktarımlarına sürecin bazı aşamalarına içeriden tanıklık eden önemli bir nitelik kazandırmaktadır. İkinci beyan ise şehit Mehmet Korkmaz’ın oğlu Ali Mehmet Korkmaz’a aittir. Bu beyan, özellikle olayın aile hafızasında bıraktığı iz, Mehmet Korkmaz’ın maruz kaldığı muamele ve davanın siyasi arka planı bakımından önemli bilgiler içermektedir.

Aktarılan bilgilere göre, olay kapsamında toplam yirmi beş kişi tutuklanmıştır. Tutuklananlar temelde iki ayrı grup içinde değerlendirilmiştir. Birinci grup, “Türkmen Kurtuluş Ordusu” adıyla anılan oluşumla ilişkilendirilmiş; Rüştü Salihi’nin bu oluşum içinde öncü bir konumda bulunduğu ifade edilmiştir. İkinci grup ise Milliyetçi Hareket Partisiyle (MHP) ilişkilendirilen bazı isim ve sembolleri duvarlara yazmakla suçlanan gençlerden oluşmuştur. Mehmet Korkmaz, bu grubun öne çıkan isimlerinden biri olarak zikredilmektedir. Irak makamları, söz konusu gençleri yalnızca bireysel eylemlerle değil Türkmen millî kimliğini canlandırmaya yönelik daha geniş bir siyasi faaliyetle ilişkilendirmiştir.

Aktarılan bilgilere göre, dosyada yalnızca Iraklı Türkmen gençlerin değil bazı Türk vatandaşlarının adları da geçmektedir. Bu kişilerin bir kısmının Kerkük’te petrol sektöründe çalıştığı, ayrıca Türk diplomatik misyonuyla bağlantılı iki ismin de dosyada yer aldığı ifade edilmektedir. Bunlardan Civat Ayyıldız’ın askerî ataşe yardımcısı, Aydın Kuran’ın ise kültür ataşesi yardımcısı olarak zikredildiği belirtilmektedir. Türk makamlarının kendi vatandaşlarının durumunu takip ederek iade sürecini kısa sürede sonuçlandırdığı, Iraklı Türkmen gençlerin ise dönemin Irak makamlarının yetki alanında kaldığı aktarılmaktadır. Bu durum, olayın diplomatik boyutunu göstermesi bakımından önem taşımakla birlikte, Türkmen gençlerinin karşı karşıya kaldığı hukuki ve güvenlik sürecinin daha ağır bir seyir izlediğini de ortaya koymaktadır.

Tanıklıklara göre tutuklanan kişiler yaklaşık dokuz ay boyunca Kerkük ve Bağdat’taki güvenlik ve istihbarat merkezlerinde tutulmuş, bu süreçte ağır sorgulara ve işkenceye maruz kalmıştır. Uzun süre aileleriyle ve dış dünyayla temas kuramamaları, daha sonraki yargılama sürecinde savunma haklarını ciddi biçimde........

© Yeni Ufuk Dergisi