Taşlardan şiire uzanan Aydın’da bir medeniyet kampı
Taşlardan şiire uzanan Aydın’da bir medeniyet kampı
MTO Aydın Kampımızı da tamamladık. Rektör hocamız Bülent Kent’e ve ekibine, GSB yönetim ekiplerine verdikleri destekten ötürü yürekten teşekkür ediyorum.
Muharrem Kartancı Hocam başta olmak üzere, İstanbul ekibimizden Rümeysa Çetin, Zümrenur Şimşek, Rabia Karataş, Zehra Gündoğdu ve Ömer Yıldız kardeşlerime, Aydın ekibimizden Şükran Dalama ve Rümeysa Gider ve katkı veren diğer yönetim ekibi kardeşlerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Her zaman olduğu gibi Aydın kampımız da kardeşlik ve ruh dolu bir atmosferde geçti. Entelektüel kalite aile, gençlik ve Balkan sorunlarını mercek altına aldığımız bütün makalelerimize yansıdı.
Aydın kampımızı Azerbaycan’dan Vuqar Azizov kardeşimizin leziz ve derinlikli kaleminden sunuyorum.
Bir medeniyeti anlamanın birçok yolu vardır. Kitaplarını okuyabilirsiniz. Tarihini öğrenebilirsiniz. Şehirlerini, eserlerini, camilerini, külliyelerini gezebilirsiniz. Şiirlerini okuyup musikisini dinleyebilirsiniz. Fakat bütün bunların ötesinde bir şey daha vardır: O medeniyetin insanda nasıl bir karşılık bulduğunu görmek.
Aydın’daki Medeniyet Tasavvuru Okulu kampı biraz da bunun arayışıydı.
Kampın üç ana başlığı vardı: gençlik, aile ve Balkanlar.
İlk bakışta üç ayrı mesele gibi görünen bu başlıklar, kamp ilerledikçe birbirine bağlanmaya başladı. Çünkü gençlik gelecekti. Aile, o geleceğin köküydü. Balkanlar ise bir medeniyetin köklerinden kopmadan nasıl farklı coğrafyalara uzanabildiğini gösteren büyük bir tarih sahnesiydi.
Ve biz bu üç meseleyi yalnızca konuşmakla yetinmedik; Aydın’ın mekânlarında, tarihî izlerinde ve nihayet bir külliyenin avlusunda yeniden düşündük.
İlk gün tanıştık. Farklı şehirlerden,........
