Bir ruh inşası: MTO Akademik Yaz Kampları-Erzincan
Bir ruh inşası: MTO Akademik Yaz Kampları-Erzincan
MTO (Medeniyet Tasavvuru Okulu) akademik yaz kampları bu sene destansı bir boyut kazandı. Kardeşlik ruhunun ve akademiye ruh katacak entelektüel kalitenin ve seviyenin ne olduğunu gösteren benzersiz kamplar yapıyoruz. Bu yıl 4 şehrimizde 10 kamp yaptık: Tarih felsefesinden bilim felsefesine, yapay zekadan sanat araştırmalarına tadı damağımızda kalan akademik kamplardı bunlar. Çorum, Aydın ve Erzincan’dan sonra Kocaeli kampımızdayız şu an.
MTO’muzun yönetim ekibinden Muharrem Kartancı hocamız muazzam bir Erzincan kampı yazısı yazdı. Çok nefis bir pazar yazsı oldu. Zihin açıcı, keyifli okumalar…
Bazı günler vardır; akşam olunca biter. Geceye kalmaz, sabahı hiç görmez. Bazı günler ise takvimden düşmez; insanın içinde yaşamaya devam eder. Erzincan MTO Akademik Yaz Kampı bizim için böyle bir kamp oldu.
Erzincan’dan dönerken geride yalnızca güzel hatıralar ve fotoğraflar değil; zihnimizde yeni sorular, gönlümüzde yeni dostluklar ve içimize tarif edilmesi zor bir ruh hâli bıraktığımızı düşündüm. İnsan, böyle yolculuklarda kendi köklerine, hafızasına ve istikamet arayışına doğru yürür. Erzincan’da yaşanan tam olarak buydu.
Yusuf Kaplan hocamızın ifadesiyle, bu yılki MTO Akademik Yaz Kampları, MTO tarihinin en güçlü buluşmaları arasındaydı. Erzincan ise bu buluşmaya kendi ruhunu, tarihî hafızasını ve irfan ve hikmete açılan bilgi damarını kattı.
Bilgiyle hikmeti, gençlikle istikameti, şehirle hafızayı, geçmişle geleceği ve kardeşlikle sorumluluğu buluşturan bir ruh inşasıydı.
Erzincan’ı yalnızca dağları, suları, camileri ve tarihî mekânlarıyla anlatmak eksik kalır. Çünkü şehir taş ve betondan ibaret değildir. Şehir, hafızadır.
Bu şehirde insan, sessizliğin içinde bile bir çağrı hissediyor. Dağlar, su, taş ve ahşap yapılar yalnızca tabiatın ve mimarinin unsurları değil; geçmişten geleceğe uzanan bir medeniyet dilinin parçalarıdır.
Dağlar büyüklüğü ve haşyeti, su rahmeti, şehir ise emaneti hatırlatır. Bir şehir hafızasını kaybettiğinde yalnızca geçmişini değil, geleceğini kuracağı zemini de kaybeder.
Erzincan’ın güzelliği biraz da burada: Geçmiş hâlâ bugünün içinde konuşuyor. Âlimlerin, ariflerin, dergâhların ve gönül insanlarının izleri şehrin farklı köşelerinde hissediliyor.........
