menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Popper’ın hayaleti: Kapalı toplum örneği olarak İsrail

24 0
26.03.2026

Bir zamanlar Türkiye’de de çok meşhur olan Karl Popper, 2. Dünya Savaşı’nın en netameli yıllarında “Açık Toplum ve Düşmanları” eserini yazmış ve zamanla bu eser en çok okunan kitaplar arasına girmiştir. Popper’ın bu kitabı yazmasındaki amaç, Almanya, İtalya ve Sovyetlerdeki rejimlerin ne denli tahripkar olduğunu göstermek ve bu rejimlerin nasıl birer kapalı topluma dönüştüklerini göstermekti. Dünyayı bir felakete sürükleyen Nazizm ve Faşizmin dışında onlardan biraz daha uzak bir coğrafyada ete kemiğe bürünen bir sosyal mühendislik çabası olan Stalinizmi eleştirmiş ve her birinin dünyayı nasıl bir çıkmaza sürüklediği üzerine düşünmemizi teşvik etmiştir.

Popper’ın açık toplum olarak idealize ettiği şey, bireysel özgürlük ve örgütlenmenin mümkün olduğu, demokratik kuralların işlediği bir toplum modeli idi. Bunun karşısına konumlandırdığı Hitler, Stalin ve Mussolini gibi isimlerin tercih ettiği kapalı toplum ise bireysel özgürlükler yerine kolektif inanca sarılı olmanın ve tarihi, arzu ettikleri şekilde gerçekleşecek bir zorunluluk olarak görmenin formudur. Yani Popper, her türlü ütopik ve kolektif tavrı bir tarihsel zorunluluğa kanalize eden tavır ve düşüncelerin tehlikesinden bahsetmekte ve onların kuşatıcı yönüne itiraz etmektedir. Ütopik fikirlerin, günün sonunda totaliter bir rejimi dayatacağı korkusundan hareket eden Popper, kendi dönemindeki mevcut tehlikelerden hareketle, ideal olanın ne olduğuna dair de bir çerçeve çizmektedir.

Savaşın gölgesinde Londra gibi bir yerde yazılan bu kitabın üzerinden neredeyse bir asır geçmek üzere ve Popper’ın totaliter olarak resmettiği kapalı toplum örnekleri demokratik görünümlü rejimlerde de açığa çıkmaktadır. Uzunca yıllar uluslararası basında kendi lobileri eliyle her türlü özgürlüğün yaşanabileceği medeni bir........

© Yeni Şafak