İsrail’in revizyonist politikaları ve terörsüz bölgeye mukavemet
İsrail’in revizyonist politikaları ve terörsüz bölgeye mukavemet
Son dönemde İsrail’in Suriye’nin istikrarına yönelik mütecaviz adımları, sadece Türkiye açısından değil bölgenin bütünü açısından en ciddi tehdit. Mevcut materyal güç kapasitesi üzerinden Türkiye’yi sınama girişiminin bir yansıması olarak görebileceğimiz son İsrail saldırısı, birkaç gerekçe ile izah edilebilir. Birincisi ve en önemlisi, seçim öncesinde aşırı sağ kabine ve Netanyahu’nun kamuoyu araştırmalarında kaybettiği ivmeyi tersine çevirme çabaları. Aşırı güvenlik kaygısı üzerinden uzunca süredir Türkiye’yi başat tehdit olarak konumlandıran hükümet elitleri, Batı’da yerleşik İsrail lobisi marifetiyle bu tehdidi daha fazla konuşulur hale getirdi.
Birçok think tank’in yanı sıra medya üzerinden Türkiye’yi önceleyen bu dil, seçimin güvenlikleştirici bir atmosferde gerçekleştirilmesi adına hemen her senaryoyu gündeme tutuyorlar. Hem Likud hem de Netanyahu’nun kan kaybettiğini gösteren anketlerle birlikte düşünüldüğünde, seçim öncesi yeni bir tehdit konumlandırılması yapılması anlaşılır bir durum. Kabindeki aşırı sağın en belirgin yüzleri tarafından ısrarla vurgulanan bu husus, seçim öncesinde farklı gerginliklerin yaşanabileceği ihtimalini de artırmaktadır.
Bir diğer gerekçe ise Suriye’nin istikrarı sonrasında bölgede İsrail revizyonizmine karşı direncin artacak olması. Nitekim Suriye yönetiminin 8 Aralık Halk Devrimi sonrasında, egemenliklerini tahkim eden........
