İhtiyat ile kararlılık arasında Terörsüz Türkiye
Uzunca bir süredir akıbeti ile ilgili soru işaretleri olan terörsüz Türkiye hedefi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Meclis Başkanı Kurtulmuş’un açıklamaları ile yeniden gündeme geldi. Erdoğan’ın Türkistan dönüşünde konuya dair yaptığı açıklamalar, meselenin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi açısından önemliydi. Süreci bir tür devlet inisiyatifine dönüştüren Erdoğan’ın, başından bu yana haklı ve makul biçimde ihtiyatı elden bırakmadığı terörsüz Türkiye süreci, olağan akışı içinde devam ediyor. Erdoğan’ın, ilgili konuşmanın satır aralarında Cumhur ittifakı ve maşeri vicdan üzerinden yaptığı kararlılık çağrısı, sürecin bundan sonraki aşamalarına dair yeni başlıklar da açacaktır hiç kuşkusuz.
Söz konusu vurguda, Cumhurbaşkanının altını çizdiği bir husus var ki oldukça kritik. Erdoğan’ın süreç ile ilgili kararlılığı ifade ederken, “geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık birçok badire atlattık” sözü oldukça dikkat çekiciydi. Bu cümle, Türkiye ve bölgeyi terörden arındırma hedefinin örtük biçimde birçok meydan okumaya muhatap olduğunu ve bunların başarılı bertaraf edildiğini göstermektedir. Bugün kamuoyuna bütün boyutlarıyla açıklanmasa da özellikle Suriye’nin devrim sonrasındaki saha dinamiklerini sabote ederek Türkiye’deki süreci inkıtaya uğratmak için ciddi bir çaba söz konusu oldu.
Türkiye’nin güvenli bölge operasyonları ile başlayan kararlı tutumunu Halk Devrimi sonrasında da devam ettirmesi, sürece mukavemet eden aktörlerin çabalarını sonuçsuz bıraktı. Suriye’yi istikrarsızlaştırma adına,........
