menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Davos’ta Gramsci rüzgârı: ABD’nin Avrupa’yı tedip siyaseti

13 14
26.01.2026

Avrupa’nın yüzyıllar önce inşa ettiği ekonomik ve siyasi güç 2. Dünya savaşı sonrasında çatırdamaya başlamıştı. Savaş sonrasında ABD hegemonyasını kabullenen Avrupa, 21. yüzyılın başına kadar ekonomik ağırlığını koruyabilmişti. 2008 ekonomik krizi sonrasında toparlanmakta zorluk çeken kıtanın bütünü, kendi içinde çelişkilerle mücadele etmek zorunda kaldı. Tedrici biçimde farklı alanlarda görülen gerileme Avrupa’yı, Çin ve ABD karşısında geri bıraktı. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sonrasında tehdit algısında değişiklik yaşayan kıta ülkeleri, müstakil çıkar ve tehdit algısını genele teşmil edemedi ve bu durum, Avrupa fikrinin kıta genelinde çeşitli eleştirilere muhatap olmasını beraberinde getirdi.

Pandemi ile daha fazla gündem olan bu tartışma, Avrupa fikrinin kıtanın geneli açısından ne tatmin edici bir güvenlik ne de refah ürettiği eleştirilerini beraberinde getirdi. Aşı ve medikal malların dolaşımı konusunda aşırı sert tutum sergileyen AB ülkelerinin yarattığı bu iklim sonrasında Çin, Küba ve Türkiye gibi ülkelerin Sırbistan’a medikal malzeme sevk etmeleri sonrasında Vucic “ Avrupa dayanışması sadece kağıt üstünde” ifadelerini kullanmış ve Avrupa fikrinin birleştiriciliğini kaybettiğini söylemiştir.


RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Avrupa’da gerilimi artıran ve ortaklık fikrini tehdit eden en önemli konu Rusya-Ukrayna savaşı. Bazı ülkelerin vergi ve savunma harcamalarındaki kalemler noktasında elini rahatlatmak için sürdürdüğü Ukrayna’yı destekleme stratejisi özellikle doğalgaz konusunda Rusya ile işbirliği yapan ülkeler açısından ciddi........

© Yeni Şafak