Ahlaki rölativizm ve nihilizm: TRT’nin LGBT belgesellerine dair
Modern dönemi kadim olandan ayıran en önemli hususların başında birey fikri gelmektedir. Geleneksel dönemde devlet ve topluluk ferde öncelenirken, haklar ve sorumluluklar arasında bir denge tesis edilmişti. Modern dönemde neşet eden birey fikri ise her şeyin ölçüsü olarak kendisini gören ve merkeze bireyi koyan bir anlayışı beraberinde getirdi. Herhangi bir kolektiviteyi bireye vesayet eden ve onu sınırlayan bir eleştirellik içinde değerlendiren bu yaklaşım, aile ve toplumsal bağları da benzer mekanizmalar olarak görme eğiliminde. Halbuki birey bir toplumsallık içinde ve o ilişkisel ağın bir ürünü olarak doğar ve hayatına öyle devam ederdi. Bireyi, aile ve toplum gibi değerlerden yalıtarak ona mutlak özgürlüğü vadeden bu yaklaşım, daha çok haklar yaklaşımını esas alarak sorumlulukları öteledi. Bugünkü toplumsal düzenin de kaynağı olan, 17. yüzyılın sonrasında tedrici biçimde oluşan bu yaklaşım, bireyi daha özgür mü kıldı? Birey, yetiştiği aile ve toplumdan izole olarak kendi seçimleri ile daha fazla mı mutlu oldu?
Hiç kuşkusuz kendi hayatındaki bütün eylemlerine birey merkezli bir pencereden bakan fertler toplum dediğimiz olguyu dışsal bir mekanizma olarak görür ve onu kendi özgürlüğünü kısıtlayan bir yapı olarak tasavvur eder. Toplumların ortak iyi ve erdemlerine uyum sağlamak yerine kendi iyi ve güzeli ile rölativist bir zemin inşa eden modern birey, aynı zamanda nihilist bir dünya yaratır. Peki aile, toplum ve din gibi değerlerin dışlandığı bir dünya insanlar için mutlak bir iyilik vadedebilir mi?
Bugünün verilerine bakıldığında insanların geçmişe oranla daha az mutlu oldukları ve devamlı bir nostalji ile kendilerini avuttukları görülür. Değerlerin aşındığı, toplumsal çürümenin hızlandığı ve kaotik bir ortamın oluştuğu hemen herkesin ortak şikayeti. Ontolojik olarak kendisini konumlandırmakta zorluk çeken günümüz insanı, anlamdan yoksun bir hayatın eşliğinde ölüme doğru sürüklenmekte ve kendi hikayesini umursamayan bir tavırla yoluna devam etmektedir. Bu da toplumun ve ortak iyinin........
