menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Büyütülürken küçültülme riskine dâir

183 0
02.03.2026

Tahmin edilen gerçekleşti. ABD ve İsrâil, İran’a büyük bir saldırı başlattı. Yazılacak, söylenecek çok şey var. Bunların hepsini tek bir yazıda toplamak son derecede zor. Allah ömür ve takat verirse önümüzdeki günlerde bunlara teferruatlı bir şekilde gireceğim. Bu yazıda ise çok mühim bulduğum bir iki husûsu ele alacağım.

Evvelemirde bu savaşın her nev’i insânî değerden kopuk bir savaş olduğunu teslim etmek gerekiyor. Bunu tek taraflı değil, tekmil tarafları içine alan bir değerlendirme olarak okumak gerekiyor. Bir tarafta kirli teopolitik hezeyanları siyâsetinin merkezine koymuş, kendisini seçilmiş bir milletin temsilcisi olarak gören bir İsrâil var. Onun işbirlikçisi ise, müesseseleri çürümüş, pedofili başta olmak üzere gırtlağına kadar sapıklığa batmış, “Beyaz Üstünlüğü” üzerinden ırkçılık yapan ABD’den başkası değil. . Bunun karşısında , “Şiî Üstünlüğü” fikrinden beslenen kirli bir oligarşi tarafından idâre edildiğini bildiğimiz ; bu uğurda her şeyi mübah gören; halkını aç, susuz ,elektriksiz bırakacak kadar sömüren bir İran rejimi var. Bu denklemde taraf tutmak, taraflardan herhangi birisini haklılık değeri ile mükâfatlandırmak ahlâkî bir körlükten başka bir şey değildir. Bu savaş tepeden tırnağa kirli bir savaştır. Teslim edilmesi ve asla unutulmaması gereken de budur.

Unutulmaması gereken başka bir husus ise, mütecâvizlerin kendilerini meşrûlaştırmak adına kullandıkları iddiaların kokuşmuşluğudur. İran’ı istibdattan kurtarmak ,İran halkını özgürleştirmek gibi misyonlara kanmamak gerekiyor. Bu tarz senaryoları ilk defâ işitmiyoruz. Müdahalenin doğrudan emperyalist bir müdahale olduğunu; bu tarz müdahalelerin hiçbir zaman ve hiçbir yerde netice alamadığını; tam aksine durumlarla seyrettiğini bilecek kadar tecrübe sâhibiyiz. İran’daki kokuşmuş rejim ile aracısız olarak İran halkının hesaplaşma hakkı vardır. Hâriçten bunu moral seviyede desteklemek anlaşılır bir şeydir. Ama iş İran rejimini devirmek adına doğrudan müdahale etmeye gelince manzara değişir. Taşıma suyu ile değirmenler dönmez. Târih bize, kimsenin kimseyi özgürleştire-meyeceğini öğretiyor. Bireylerini özgürleştirecek olan bizzat milletlerin kendileridir. Emperyalistlerin her zaman her yerde yaptıkları, özgürlük vaadiyle yapsalar da milletleri köleleştirmek başka bir şey değildir.. Onun için, İran’daki rejime sâhip çıkmak mânâsına........

© Yeni Şafak