menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Papa XIV. Leo da emperyalist hegemonyaya karşı çıkıyor

33 0
06.04.2026

ABD Savaş bakanının İslam’ı doğrudan hedefe koymasından sonra bir din savaşının içinde olduğumuza dair söylentiler daha da yoğunlaştı. Pete Hegseth’in ifadeleri hakikaten de dehşet uyandırmaktaydı. Bunun da etkisiyle Türkiye’de din savaşına yönelik kuvvetli bir algı oluştu. Çünkü İsrail neredeyse bütün Kuzey Avrupa ülkelerini ve ABD’yi arkasına aldığı için soykırım da dâhil olmak üzere bütün savaş suçlarını işledi. Çocuklar ve kadınlar, yaşlılar ve sıradan insanlar dünyanın gözü önünde öldürüldü ama Kuzey Avrupa ülkeleri ve ABD, düşmanca hisleri bastırmadan İsrail’in güvenliğinden bahsetti. Bu durum İslam dünyasında ve elbette Türkiye’de farklı algılanacaktı. Böylelikle Müslümanlara yönelik dehşet uyandıran soykırımlar İslam ve Hristiyanlık-Yahudilik savaşı algısını öne çıkardı. Fakat dikkatli birçok gözlemci gibi ben de bunun bir din savaşı olmadığına yönelik inancımı kaybetmedim. Bu bir din savaşı değildi. Fakat Amerikalı ve İngiliz elitler Siyonist Yahudilerle birlikte böyle bir algı oluşturmak için ellerinden geleni yaptı. Bugün dahi böyle bir propagandadan vaz geçtiklerine dair emareler gözükmüyor. Çünkü bir adım sonra ortaya çıkacak felaketle bütün bu olup bitenlerin unutulacağını düşünmüşler ve yeni kanlı boğazlaşmaların suçunu dinin üzerine atabileceklerine inanmışlardır.

Başından beri, İspanya’nın Filistin’le ilgili tutumu çok önemliydi. İspanya’da bütün bir halk sokaklara döküldü ve Avrupa’da İngiliz ve Alman hatta biraz da Fransa tarafından oluşturulan korku bulutlarını dağıtmaya başladılar.........

© Yeni Şafak