Maduro’nun kaçırılması: İki yaklaşım iki ayrı dünya görüşü
Batı ve Avrupa kavramları artık kendi iç çelişkilerini çözmüş bir kıtaya ya da dünyaya işaret etmiyor. Latinlerle Anglosaksonlar ya da Katoliklerle Protestanlar arasındaki milliyet ve din temelli farklılıkları rekabet ve çıkar hesapları sebebiyle yeniden bir kategori olarak düşünülmeye başlandı. Bu durum yaklaşık iki yüz yıldır zihnimizi şekillendiren kategorileri işlevsiz hâle getiriyor. Alıştığımız dünya yıkılıyor denildiğinde çok güçlü bir değişim dalgası akla gelmelidir. Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun Amerikalılar tarafından kaçırılarak tutuklanması değişim dalgasının ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Amerikalılar ve İngilizler Yahudilerle birlikte Batı dünyasını ve Avrupa’yı da kendi içinde değişime zorluyor.
Venezuela’daki hadiseyi biraz olsun anlamak için Nicolas Maduro’nun liderlik koltuğuna geçici olarak oturan Delcy Rodriguez’in açıklamalarında geçen önemli bir ayrıntı üzerinde durmak gerekiyor. Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasının bir bölümünde ABD’nin Venezuela’ya yönelik hareketinin “Siyonist al tonlar” taşıdığını söyledi. Rodriguez’in Jewis Telegraphic Agency’de geçen ifadesi şu şekilde: “Dünya genelindeki hükûmetler, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’nin şüphesiz Siyonist alt tonları olan bu tür bir saldırının kurbanı ve hedefi olmasından dolayı şoktadır.”
Jewis Telegraphic Agency, Siyonist yayınlarıyla öne çıkan haber sitelerinden biri. Siyonist kuruluşlar ve haber siteleri her zaman olduğu gibi Rodriguez’in açıklamalarında geçen Siyonizm’le alakalı ifadeyi İsrail........
