Savunma fuarında boş stant: Türkiye’nin değişen hikâyesi
SAHA 2026 yalnızca bir savunma sanayi fuarı değildi.
Aslında
Türkiye’nin son 20 yılda hangi ligden hangi lige çıktığının canlı bir fotoğrafıydı.
Bir zamanlar sadece dışarıdan alan, lisans bekleyen, ambargo endişesi yaşayan bir ülke; bugün kendi radarını, füzesini, sonarını, insansız hava aracını, deniz platformunu ve elektronik harp sistemlerini üreten bir teknoloji ülkesine dönüşüyor.
Fuara girer girmez bunu hissediyorsunuz.
Koridorlar yabancı askeri heyetlerle dolu…
Bir stanttan diğerine yetişmeye çalışan delegasyonlar…
İngilizce, Arapça, Fransızca konuşmalar…
Ve en önemlisi,
dünyanın ilgisinin artık Türk savunma sanayiine yönelmiş olması…
Bu tablo yalnızca askeri başarı değildir.
Bu tablo aynı zamanda
yüksek katma değerli üretim, teknoloji ihracatı, cari denge ve stratejik bağımsızlık hikâyesidir.
YENİ NESİL SAVUNMA EKOSİSTEMİ
ASELSAN’ın tanıttığı otonom su altı araçları ve insansız deniz sistemleri, artık “Mavi Vatan” savunmasının yalnızca klasik platformlarla değil yapay zekâ destekli sürü sistemleriyle şekillendiğini gösteriyor.
ROKETSAN’ın sergilediği yeni nesil sistemler ise Türkiye’nin yalnızca mühimmat üreten değil, savaş konsepti geliştiren bir ülkeye dönüştüğünü ortaya koyuyor. Mini seyir füzelerinden düşük maliyetli hava savunma çözümlerine kadar geniş........
