menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur’an Günlüğü -9. cüz- Allah ile randevulaşmak

20 0
27.02.2026

A’râf Suresi’nin 103-156. âyetlerinde Hz. Musa kıssası anlatılırken öyle bir ifade kullanılır ki manası tefekkür edildiğinde bu ifade Allah-kul ilişkisi hakkında insanı heyecandan yerinde duramaz hâle getirir. 142. âyette Hak Teâlâ’nın Hz. Musa ile “randevulaş-tığından” söz edilir. Meâlen buyurulur ki “Ve Musa ile otuz geceliğine randevulaştık; bunu on ile tamamladık. Böylece Rabbi ile geçirdiği vakit tam kırk gece oldu.”

“Randevu-laştık” diye çevirdiğimiz “vâadnâ” fiili, söz vermek anlamındaki “va’d” kelimesinden türemiştir. İki öznenin aynı anda aynı fiili işlediğini gösteren “müfâale” kalıbındandır. Yani bu fiil kullanıldığında iki taraf da aynı sözü vermiş demektir. Burada verilen söz, Rabbi ile baş başa kalmak için Hz. Musa’nın muayyen bir vakitte muayyen bir yere (Sina Dağı) gelmesi hakkında olduğu için “randevulaşmak” tabiri uygun düşmektedir.

“Vâadnâ” fiili İsrailoğulları için de kullanılır. Onlara hitaben “Sizinle dağın sağ tarafına gelmeniz hakkında randevulaşmıştık.” (Tâhâ 20/80) buyurulur. Onlar için bile bu ifadenin kullanılması çok anlamlıdır. Bu tür ifadelerden anlaşılıyor ki Allah kullarına çok yakındır, onlarla sıcak bir ilişki içindedir; bu yakınlık ve sıcaklığı kullarının da hissetmesini beklemektedir.

Cenâb-ı Hakk’ın Hz. Musa’yı Sina Dağı’na çağırması, İsrailoğullarının Mısır’dan çıkarılıp kurtarılmasından sonradır. Bu kırk günün sonunda Hz. Musa’ya Tevrat........

© Yeni Şafak