menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş karşıtlığı, ekonomi ve Türkiye’nin sağduyulu duruşu

27 0
31.03.2026

İsrail-ABD ve İran arasında devam eden yıkıcı savaşla ilgili yorumlarım ardı arkası gelmiyor. Trump ve ABD’nin kafa karışıklığı savaş yorumcularını da etkiliyor. Bu yazıda Genar Türkiye Raporundan bölgede devam eden savaşın Türkiye’ye etkiler üzerine bazı verileri yorumlamakla yetindim.

Bölgesel savaş ihtimalleri ve küresel gerilimler, yalnızca devletlerin değil toplumların da pozisyonlarını netleştiriyor. Türkiye kamuoyuna yansıyan son veriler ise dikkat çekici bir dengeye işaret ediyor: Güçlü bir savaş karşıtlığı, belirgin ekonomik endişe ve tüm bunların ortasında sağduyulu bir Türkiye tutumuna işaret ediyor.

İran ile İsrail-ABD hattında savaşa ilişkin bakış açıları incelendiğinde, toplumun en net tavrı yüzde 43,8 ile “Savaşa karşıyım, barış taraftarıyım” şeklinde ortaya çıkıyor. Bu oran, neredeyse her iki kişiden birinin doğrudan çatışmaya karşı olduğunu gösteriyor. Bu güçlü barış vurgusu, Türkiye toplumunun tarihsel refleksleriyle de uyumlu: Savaşın yıkıcı sonuçlarını bilen ve istikrardan yana pozisyon alan bir sosyolojimiz var.

Bununla birlikte toplum tamamen tek boyutlu düşünmüyor. Yüzde 22’lik bir kesim kendisini İran’a daha yakın hissederken, yüzde 19,7’lik bir grup her iki tarafa da karşı olduğunu ifade ediyor. Daha dikkat çekici olan ise pozisyonların “mesafeli karşıtlık” şeklinde ayrışması: yüzde 12’lik bir kesim İsrail-ABD’ye karşı dururken İran’a da tam destek vermiyor. Buna karşılık İsrail-ABD’ye yakın hissedenlerin oranı yalnızca yüzde 1,1’de kalıyor. Bu........

© Yeni Şafak