menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kesintisiz eğitim

52 0
19.07.2026

Kesintisiz eğitimin temelleri 28 Şubat sürecinde atılmıştı. O dönemde darbecilerin toplumun geleceğine ilişkin bir kaygıları yoktu. Amaçlarından biri toplumu dinden uzaklaştırmaktı. Daha sonra samimi dindarlarla yürütülen mücadelenin dip dalgalarında küresel bir örgüt olan FETÖ'nün izleri de ortaya çıktı.

İlkokul ve ortaokul seviyesinde eğitimin kesintisiz olması doğaldır. Ancak herkesin mutlaka lise mezunu olmasını zorunlu hâle getiren anlayış, kendi içinde önemli sorunlar barındırmaktadır.

Türkiye petrol zengini bir ülke değildir. Üretimden, ticaretten ve sanayiden kazanan bir ülkedir. Bu nedenle nitelikli ve ara iş gücüne sürekli ihtiyaç duymaktadır. Bugün bu açığın önemli bir kısmını Suriyeli sığınmacılar ve yabancı iş gücü karşılamaktadır.

Lise çağındaki öğrencilerin tamamı aynı özelliklere sahip değildir. Bir kısmı akademik eğitime yatkındır; bir kısmı ise doğası gereği çalışmaya, meslek edinmeye, üretmeye ve kendi işini kurmaya daha yatkındır.

Bir sınıfta kırk öğrenci varsa, bunların önemli bir bölümü okumaya hevesli ve akademik başarıya açıktır. Ancak okumayı sevmeyen ve zorla okulda tutulan öğrenciler yalnızca kendi motivasyonlarını kaybetmekle kalmamakta, sınıftaki diğer öğrencilerin eğitim ortamını da olumsuz etkilemektedir.

Bu noktada daha esnek bir model düşünülebilir mi?

Ortaokuldan sonra meslek........

© Yeni Şafak