menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mezhepsizlik

216 0
05.04.2026

Konuları ve sözleri bağlamından çıkararak, dahası apaçık iftira ederek aleyhimde yazan ve konuşanlara yıllardan beri ben de konuşarak, makale ve kitap yazarak gerekli cevapları verdim. Bunların bir özetini www.hayrettinkaraman.net adresli sitemde görmek mümkündür.

Şimdi bu konuda birkaç yazı daha yazma ihtiyacı duydum; çünkü sosyal medyada bir ilahiyat hocası, aşağıda tanıtacağım “Mezhepsizlik” isimli kitaba atfen beni Ehl-i Sünet dışına itivermiş. Kendisine kısaca işin doğrusunu yazdığım halde yine de fikrini değiştirmedi.

Konumuz, birçok kişinin, benim adımın yanında andıkları “mezhepsizlik”tir.

Önce, bu konularda titiz ve geleneğe saygılı bir başka ilahiyat hocasından mezhebsizlik ne demektir sorusuna verdiği cevabı aktarayım:

1.Bir kurum olarak “mezheb”i tanımayanlar. Bu grupta yer alanların genel ve ortak tavrı, mezhebi Kur’an ve Sünnet’e rağmen ortaya çıkmış tefrika unsuru bir kurum olarak görmektir. Bu grup, mezhep müntesiplerini “bid’atçi” olarak görenlerden, “müşrik” diye niteleyenlere kadar geniş bir yelpaze oluşturur.

2. Bir kurum olarak mezhebe karşı olmamak, mezhep imamlarına gerekli ihtiramı göstermek ve mezhebe tabi olmayı hiçbir olumsuz sıfatla nitelememekle birlikte, birtakım (veya “bütün”) fıkhî meselelerde içtihat iddiasında olanlar.

Peşin olarak şunu söylemeliyim: Benim inancım, düşüncem ve uygulamamın, bir numaralı paragrafta tarif edilen mezhepsizlerle uzaktan yakından alakası yoktur ve olamaz.

İki numaralı paragrafta tarif edilen ve buna “mezhepsizlik” demeyi yanlış bulduğum tarif, şimdi yapacağım bir ilâve ile bana uyar:

a) Ben, “bütün fıkhî meselelerde içtihat” iddiasında değilim.

b) Bir fıkıh mezhebine bağlanmak farzdır ve kişi, bağlandığı (iltizam ettiği) mezhepten başka muteber mezheplerle amel edemez diyenlere katılmıyorum.

Eğer bu........

© Yeni Şafak