menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kin ve cehalet

56 97
22.02.2026

Her ikisinden de Allah’a sığınarak söze başlamak isterim.

Tabii, mübarek olan bu ayın ümmete uyanış, rahmet, bereket, mağfiret vesilesi olmasını da Allah Teâlâ’dan niyaz ederim.

İki memleket evlâdı yüksek düzey devlet görevine tayin ediliyorlar; biri İçişleri Bakanı, diğeri Adâlet Bakanı oluyor; sicilleri tertemiz, tahsilleri ve yaptıkları vazifelerdeki başarıları dillere destan… Cehalet, kin, nefret ve ideolojik bağımlılığın gözlerini ve vicdanlarını kör ettiği kimseler ortalığı velveleye veriyorlar, “Laiklik elden gidiyor”, “Adım adım şeriat geliyor”, “Bir vatan haininin kabrini ziyaret eden İslamcı kişi nasıl İçişleri Bakanı oluyor” gibi cümleler, her türlü medyada tozu dumana katıyor.

Ben ağzımın kapağını açsam epeyce uygun şeyler söyleyebilirim ama bu bize yakışmaz.

Bu yazıda İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin, İskilipli Atıf Efendi dolayımında itham edilmesinin kin ve cehaletten kaynaklandığını, doğru bilgi vererek ortaya koyacağım.

Biraz uzaktan başlayacağım ve belki bir yazı yetmeyecek, ama öyle yapacağım.

Benim, “İslâmî Hareket Öncüleri” isimli beş ciltlik bir kitabım var, bunun........

© Yeni Şafak