Olmamak ya da farkında olmamak
Farkında olmadığımız ayrıntıların hayatımızda bir şeyleri eksik bırakıyor olabileceği meselesinin üzerinde pek fazla durmuyoruz. Aslına bakılırsa hayatımızla ilgili pek çok şeyi zaten pek kafaya takmıyoruz. Gerçekte orada olan ama ayırdında olmadığımız için varlığından bihaber olduğumuz şeylerin yaşantımızı etkilemekte olduğu bir gerçek oysa. Neden olduğunu, nasıl olup da yaşandığını anlayamadığımız pek çok durumun derinliklerinde bir etken olarak bizim farkında olmadığımız o şeyler var.
“Şu arkadaki erik ağacını hatırlıyor musun? Babam dalına salıncak kurardı, bütün yaz sallanıp dururduk!” dedi birkaç yaş büyük olan. “Evet ya, ne kadar eğlenirdik. Bu fotoğrafı albümü her açtığımda görürüm ama erik ağacına hiç dikkat etmemişim. Yıllar öncesine götürüyor insanı!” dedi kardeşi.
Çektirdiğimiz bir fotoğrafta genellikle kendimize, görünüşümüze odaklanıyoruz. Oysa o fotoğraf bir ânın fotoğrafı… O ânın içinde bizim dışımızda pek çok ayrıntı var, o ayrıntılar o ânın zamanına, bulunduğumuz mekâna, ortamın genel psikolojik durumuna atıflarda bulunuyor. O fotoğrafın hikayesi bizim yüzümüzden, mimiklerimizden, kıyafetimizden, duruşumuzdan olduğu kadar, o fotoğrafın içinde şekillendiği şartlardan,........
