menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eski ile yeni arasında

59 0
04.06.2026

Büyüklerinin “Ah nerede o eski günler!” tarzı şikayetlerine şahit olmayanımız yoktur. Yaş aldıkça kendi dilinden de benzer hayıflanma ifadeleri döküldüğünü fark ettiğinde buna şaşıranlarımız da çoktur. Gençken, hayatımızın baharındayken, eskilerin böyle derin iç geçirmeleriyle hafif hafif eğlenmeyi biliriz de; zamanı geldiğinde neden bizim de aynı dertten muzdarip olduğumuz sorusunun cevabını o kadar kolay bulamayız.

Geçen zamanın biz istesek de istemesek de hayatımızda birçok şeyi değiştirdiği bir gerçek… Değişimin hızının giderek arttığını da günlük hayatımızdan biliyoruz. Dünyada geçirdikleri zaman daha uzun olanlar, son kırk elli yılda birbirinden farklı üç beş ayrı dünyada yaşamaya mecbur oldular. Bu olurken, kendilerini dünyanın değiştiği hızda değiştirmeyi de pek başaramadılar. Dolayısıyla bir ayakları geçmişte, bir ayakları şimdiki zamanda yaşamak zorunda kaldılar. Yani aslında bir arafta yaşadılar.

Bendeniz de o arafta mahsur kalan kuşaklardan birine mensubum. Değişimin getirdiklerinin pek çoğu ile tam olarak barışık olamadım, götürdüklerini ise fazlasıyla özledim hep. Bunu yaşımın ilerleyişine, gençlik heyecanlarımın sönükleşmesine, enerjimin düşmesine, yol aldıkça........

© Yeni Şafak