Filmin sonu: Kimsesiz Siyonistler
Filmin sonu: Kimsesiz Siyonistler
Yeni çekilmiş ama üçüncü sınıf bir “Holokost” filmi izliyor gibiyiz. “Üçüncü sınıf” diyorum, çünkü Hollywood’un Holokost filmleri büyük oranda başarılıydı. Seyirciyi inandırırdı. İçinde bulunduğumuz günlerde sahnelenen bu yeni film ise gerçekten berbat. Akıllı başlı hiç kimseyi ikna edemeyecek kadar sahtekârca kurgulanmış.
Dünyanın izlemek zorunda kaldığı vasat senaryo aslında bir şeyi de ele veriyor: İsrail’de artık bir devlet aklı yok. Ya da “akıl desteğinden” tamamen mahrumlar. Öyle olmasa, bir yandan soykırım yapıp tüm dünyada nefret objesine dönüşür, diğer yandan hem kendi vatandaşlarına hem de destek umduğu ülkelere “haklı bir savaş veriyoruz” propagandası yapmaya kalkışırlar mı?
Filmin konusu şu: Ekim ayındaki seçimler öncesinde Gazze Kasabı Netanyahu, “bakın bizi yok edecekler, geliyorlar” mağduriyetine oynamak istiyor. İsrail’e “güçlü bir düşman” arıyor. Dümdüz yazmak gerekirse, kâinatın gelmiş geçmiş en zalimlerinden biri olarak tarihe geçecek olan Netanyahu, seçim sonuçlarını etkilemek için Türkiye ile sıcak çatışmaya girmek istiyor.
Peki bu derme çatma senaryo nasıl işliyor?
Suriye’de, İdlib’deki on yıldır kullanılmayan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı havadan vuruldu. Akıldan o kadar yoksunlar ki attıkları sekiz bombayı dünyadan gizleyebileceklerini sandılar, kendi medyalarını sansürlediler. Ama ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack saldırıyı duyurunca dünya medyası flaş geçti.
En büyük tepki de Amerikan kamuoyundan geldi. Uluslararası basındaki haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının........
