menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Serencam

39 0
09.10.2026

Bu ülkede çok partili hayata geçildikten sonra önce “sağ taraf”ta yer alan partilere, ardından “İslamî söylemi» daha net olanlara oy verip destekleyen Anadolu insanının beklentisi son derece açık ve basitti: İtilip-kakılmayayım, bir de değerlerimle kavga edilmesin...

Bunun için fedâkârlığın her türlüsünü göze aldı Anadolu insanı, kimseden bir şey beklemeden, tertemiz alın teriyle kazandığı helal parayla kendi seçim çalışmasının masrafını karşılarken “Allah yolunda cihad” niyetiyle hareket etti. Ne de olsa “cihad” sadece düşmana karşı silahlı mücadeleden ibaret değildi. İşin bir yanında “hakkı üstün kılma” diye bir sorumluluk da vardı. İşte bu anlayışla yeri geldi 15 Temmuz’larda tankların karşısına dikilmekte tereddüt göstermedi. Bunu yaparken de ne “yukarılar”dan ne de oralara taşıdığı insanlardan beklenti içine girdi. Mesele, “Allah’ı razı etme” meselesiydi!..

Sonra Ak Parti’yle birlikte siyasî iktidarı elde etti, hem de son derece güçlü biçimde. Bu süreçte “sistem”le yaşanan “yapısal” problemler birer birer çözüldü. Askerî vesayetin ortadan kaldırılması, onunla paralel olarak sisteme sahiplik yapan sermayenin, bürokrasinin, medyanın ve STK’ların kemikleşmiş tekelci ve buyurgan iktidarına son verildi. Devletle millet barıştı ve kalkınma hamleleri ardı ardına geldi. İç ve dış pek çok alanda Cumhuriyet tarihi boyunca emsali görülmemiş sıçramalar yaşandı. Bunlar artık bugünün “rutin”leri olduğu için detaya girmiyorum.

Bütün bunlar olurken bir şey daha........

© Yeni Şafak