menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nitelikli bürokratlarda aranan olmazsa olmaz dokuz kritik özellik

52 0
02.03.2026

Kamuda ne kadar olumsuzluk varsa altında bürokrasi ve özellikle oligarşik bürokrasi aranır. Bürokratın kalitesi işlerin kalitesini belirleyecektir. Bu yazımızda bürokratlarda olması gereken kritik özellikleri dokuz başlıkta açıklamaya çalışacağız.

1- Kendilerinde işler beklemediği gibi yarına da iş bırakmazlar

Tecrübeli ve nitelikli bürokratlar yapılacak işleri öncelik sırasına koyarak listeler ve önem sırasına göre yapmaya çalışırlar. Mesai sonunda da yaptığı işleri değerlendirerek vicdanen rahat bir şekilde evine gönül rahatlığı ile giderler. Bir önceki gününü değerlendirdiğinde bugün daha iyi işler çıkardığını düşünür yoksa kendini rahatsız hisseder. Çünkü düne göre bir gün daha tecrübelidir. Bir de iki günü biri birine eşit olanın zararda olduğunu bilir ve buna göre davranır.

Ertelenen her işin kamuya nasıl bir yük oluşturduğunu bilmemiz gerekiyor. Hatta her erteleme birilerinin mutluluğunu çalmak veya hüznünü arttırmaktır. Zamanında yapılması gereken bir atamanın birilerinin evine sıcak çorba, zamanında yapılan bir ödemenin birilerinin iflasını önleme, hatta zamanında yapılan bir tedavinin bir can kurtarma olduğunu bilmek gerekiyor.

2- Kendine tövbe veya tefekkür zamanı ayırır

Kendini sorgulayan, güçlü ve zayıf yönlerini masaya yatırıp fırsat ve tehditleri tespit eden bürokrat sayısı her geçen gün azalmaktadır. Sadece fırsat peşinde koşanların arttığını görüyoruz. Kendine tövbe veya tefekkür zamanı ayırıp yaptıklarına ve yapması gerekip te yapmadıklarına tövbe etmek önemli bir erdemdir. Kendini sorgulamayan bürokratın sistem geliştirmesi çok zordur. Kendinin farkına varamayanın elbette sistem analizi yapması da beklenemez. Özetle bütün mesele kendini bilme meselesidir.

3- Eleştirilmekten asla gocunmazlar aksine sevinirler

Eleştiri kulağı en fazla tırmalayan ya da can sıkan kavramlardan bir tanesidir. Hele de gücün zirvesinde olanların eleştirisi, tahammül edilmesi zor bir durumdur. Bir kocakarının herkesin içerisinde adaletin zirve ismi Hz. Ömer’i eleştirmesi ve bu eleştiri karşısında da “Ömer yanıldı” zirve cevabının mübarek ağızdan dökülmesi herhalde en fazla günümüze fener olacak yitik malımız diye düşünüyorum.

Eğer bir organizasyon eleştiriye tahammül gösteremiyorsa en yalın tabirle çürümeye başlamış demektir. Övgü kadar hoşa gidecek........

© Yeni Şafak