Memur ve işçi sendikalarına yönelik temel eleştiriler
Memur ve işçi sendikalarına yönelik temel eleştiriler
Sendikalar, çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını korumak amacıyla kurulmuş demokratik kuruluşlardır. Ancak uygulamada demokratik kuralların ne kadar işlediği ise çok büyük tartışma konusudur. Bunun içindir ki sendikalarda ağalık sistemi olduğu yönünde eleştiriler de yapılmaktadır. On başlıkta ağırlık kazanan eleştirilere yer vermeye çalışacağız.
Sendikaların en sık eleştirilen yönlerinden biri, zamanla ve özellikle de büyüdükçe üyelerden uzaklaştıklarıdır. Özellikle büyük sendikalarda karar alma süreçleri merkezileşebilmekte, tabanın görüşleri yeterince yönetime yansımayabilmektedir. Bazı üyeler, sendika yönetimlerinin kendi önceliklerini üyelerin taleplerinin önüne koyduğunu düşünebilmektedir. Bu durumda sendika, üyelerin temsilcisi olmaktan ziyade kendi kurumsal yapısını korumaya çalışan bir organizasyona dönüşme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenledir ki bir çok sendikanın mevcut yöneticileri üyelerinin çok küçük bir kesiminin desteğini alabilecek durumda iken delege sisteminden dolayı yıllarca yöneticilik yapabilmektedir.
2. Profesyonel sendikacılık ve bürokratikleşme
Uzun yıllar aynı kişilerin sendika yönetimlerinde kalması eleştirilen konuların başında gelmektedir. Özellikle bazı sendikalarda: 1- Yönetici kadroları yıllarca değişmemekte, 2- Kurumsal yenilenme gerçekleşmemekte, 3- Yönetim ile üyeler arasında mesafe oluşmaktadır. Bu durum literatürde “sendikal bürokrasi” olarak adlandırılmaktadır.
3. Siyasi yakınlık ve tarafsızlık sorunu
Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de bazı sendikaların siyasi partilerle ilişkilendirildiği görülmektedir. Eleştiriler genellikle şu noktalarda yoğunlaşmaktadır: 1- Bazı sendikaların belirli siyasi partilere yakın hareket ettiği algısı, 2- Çalışanların mesleki taleplerinden çok siyasi tartışmaların ön plana çıkması,........
