menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pekin Zirvesi’nden bazı yansımalar..

33 0
19.05.2026

ABD başkanı Donald Trump ilk döneminde ve hatta ikinci döneminin başlarında Çin’e karşı daha şahin bir duruş izliyordu. Trump bu şahin duruşundan uzaklaşmış görünüyor. Trump Çin ve ABD ekonomisinin iç içe geçmiş bulunmasının Çin üzerinde daha fazla baskı kurmasını zorlaştırdığını anlamış olabilir. Trump ilk döneminde Çin’in Amerikan işlerini Amerikalıların elinden aldığını, bu yüzden de işleri Amerika’ya geri getireceği vaadinde bulunmuştu. Trump bu seçim vaadini “Amerika’yı Yeniden Büyük Yapalım” sloganıyla da parlatmıştı.

Trump’ın Pekin’e bir uçak dolusu iş adamıyla gitmesi Amerikan ve Çin ekonomisinin taahhüt edildiği gibi ayrıştırılmasının kolay olmadığının göstergesiydi. Trump’ın yeni politikasının ABD’nin Çin ile ticaretinde verdiği açıkları kapatmaya yönelik olduğu anlaşılıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de bu konuda Trump’a bazı jestler yapmaya hazır olduğunu gösterdi. Trump, bu jestlerin Kasım’daki seçimlerde partisine avantaj sağlayacağını düşünüyor olabilir.

Ancak bu yeni ilişki ABD ve Çin arasındaki küresel hegemonya rekabetinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çin tarafı her ne kadar Çin’in yükselişinin ABD’yi küresel sahnedeki yerinden etmeye yönelik bir meydan okuma olmadığını savunsa da Amerika’daki Çin şahinleri pek öyle düşünmüyorlar. Çin şahinlerinin iki partili olduğunu hatırlatmalıyız.

Amerikalı birçok analizci yükselen herhangi bir gücün ABD’nin küresel hegemonyasına tehdit olarak görüleceği konusunda hemfikirler. Nitekim 1980’lerde Japonya’nın teknolojik yükselişi........

© Yeni Şafak