menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bataklıkta kürek çekmek!

23 0
tuesday

Dikkat ettiyseniz, ABD ve İsrail’in İran’la savaşları bir “anlatı savaşı”na “ya da “algı savaşı”na dönüştü. Ortada stratejik bir zafer yok, ama ABD Başkanı Trump büyük zafer kazandığını söylemeye devam ediyor. Hatta bu büyük zaferin bile yeterli olmadığını, daha fazlasını istediğini söylüyor. Trump’ın bu davranışının daha çok iç politikayla ilgili olduğu anlaşılıyor.

ABD ve İran arasında bir halat yarışı sürüyor. “Kim daha fazla acıya dayanacak” yarışı bu. Kim önce pes edecek? Kim önce gözünü kırpacak? Trump İran’ın pes etmesini bekliyor. İran ise stratejik bir kaldıraç olarak Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ABD’nin dayanıklılığını test ediyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ekonomi odaklı yan etkileri sadece ABD’yi değil bütün dünyayı yakından ilgilendiriyor. Yemen’deki Husî güçlerinin Babülmendep Boğazı’nı kapatmaları halinde bu yan etkilerin bileşiminin yol açacağı hasardan söz etmiyorum bile.

Mevcut durum, ABD’nin elde ettiği sonuçların umduğu sonuçlardan saptığını gösteriyor. Kolay teslimiyet bekleyen ABD taktik askerî başarılar elde ettiyse de stratejik olarak kaybetti. Bataklıkta kürek çekmek misali, ABD ne ileriye gidebiliyor, ne de geriye dönebiliyor.

Askeri stratejinin klasik ustalarından Carl von Clausewitz “Son adımı düşünmeden ilk adımı atmayın” demişti. Trump ilk adımın zafer için yeterli olduğunu vehmetmiş olmalı. Oysa savaş, başladığı andan itibaren başka bir çehreye bürünür. Bu çehre sürekli değişir. Antik Yunan mitolojisindeki “Proteus” gibi onu........

© Yeni Şafak