Yeniden oyun kurmak
Bu sıralarda bakıyorum hiç kimse yaşadığı hayattan memnun değil. İşlerinde sıkıntılı, evde sıkıntılı, arkadaş çevresinde sıkıntılı. Hükümetten sıkıntılı, oğlundan-kızından sıkıntılı, karısından-kocasından sıkıntılı. Oturduğu evden sıkıntılı. Kullandığı arabadan sıkıntılı. Hemen isyanları oynuyor.
Bütün bu göstergeler, ruh sağlığımızın yerinde olmadığını; hızla geçen hayat ve hızla gelişen olaylara ayak uyduramayışımızdan kaynaklanıyor. Tek, tek ele aldığınızda herkes haklı. Herkes her şeyi sıfırlayıp, hayata yeniden başlamak istiyor. Bunun için iş değiştiriyor, semt değiştiriyor, hatta şehir ve ülke değiştiriyor. Eşini değiştiriyor. Sanıyor ki, bütün bunları yapınca daha mutlu olacak ve daha iyi bir yaşam kalitesine kavuşacak.
Oysa "yaşam" oyunu herkes için bir kereliğine oynanabilen bir oyun. Hatanı, günahını kabullenip ye oturacaksın, ya da oyunun içinde kalarak mutsuzluğa neden olan kuralları, klişe davranışları, kısacası yaşam biçimini düzenleyeceksin. İnsanın karısını, çocuklarını bırakıp başka bir oyun kurması bencilliğin ve mücadeleden kaçmanın bir acizliğidir.
İnsanların bazılarında doğuştan var olan bencillik ve hodkâmlık hisleri uyanmaya görsün. Beklenmedik sonuçlar ve pişmanlıklar doğurur. Nur içinde yatsın sevgili Atalay, "Abi biz bu hayatı beceremedik…" demişti. Sürekli olarak oyunu değiştirmeye çalışmıştı. Ancak her........
