Ehl-i Beyt-2
Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 24.06.2015 tarihli yazısıdır
Ehl-i Beyt, iki kapak arasında emirleri ve yasakları ile yazılı Kur'an-ı Kerim'in müşahhas örneklere dökülmüş halidir.
Ehl-i Beyt, yaşayan Kur'an numuneleridir. Kur'an-ı Kerim'de namaz, oruç, zekât, hac emredilir.
Bunların nasıl yapılacağı ise Hz. Peygamber'in uygulamalarında ve ondan sonra da "Ehl-i Beyt'im" dediği Hz. Fatıma'nın, Hz. Ali'nin, Hz. Hasan'ın, Hz. Hüseyin'in hayatlarından öğrenilir.
Bu sebeple Hz. Peygamber mübarek hadislerinde Ehl-i Beyt'i işaret buyurmuştur.
Sabır, kanaat, tefekkür, tevekkül gibi güzel ahlak halleri Ehl-i Beyt'e bakılarak hayata geçirilir. Onları Allah sevmiş, seçmiş ve ümmete rehber kılmıştır.
Meveddet ayetine göre, Ehl-i Beyt'i sevmek bizlere de farzdır. Resulullah'ın hadislerinden, Allah'ın ve Peygamber'inin rızasının Ehl-i Beyt'i sevmekte olduğunu görüyoruz. Bu sevgi bizleri Allah'a yaklaştırır.
Hâkim, Mecmaü'l-Beyan'ında şöyle nakleder: Peygamber şöyle buyurdu: "Allah peygamberleri muhtelif şecerelerden yaratmıştır ama beni ve Ali'yi bir şecere ve ağaçtan yaratmıştır. Ben o ağacın kökleri mesabesindeyim. Ali ise o ağacın gövdesi. Fatıma ise o ağacın meyve vermesine bir vesiledir. Hasan ve Hüseyin bu ağacın meyveleridir. Bize tabi olanlar da bu ağacın yapraklarıdır. Birisi tam 3 bin yıl Allah'a ibadet dahi etse dahi bizim ailemizi sevmediği sürece Allah onu yüzü üstü ateşe atacaktır."
Hz. Peygamber ondan sonra Meveddet ayetini tilavet buyurdu. Sünni hadisçi İmam Müslim'in Sahih adlı eserinde: "Mübahale ayeti nazil olunca Peygamber; Ali, Fatıma,........
