menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörsüz Türkiye'yi anlamak -VIII- 467 oy neyin kapısını açtı?

17 0
16.08.2026

Bir önceki yazımızda Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce yaptığı uyarıları ve terör meselesine getirdiği çözüm anlayışını ele aldık. Şimdi yeniden bugüne dönelim. "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki ayağı olarak hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM'de 467 kabul oyuyla geçti. 467... Bu rakama ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerden biri BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan geldi. Hüseyin Baş, bir kanunun kabulü için gerekli çoğunluk zaten sağlanabiliyorken, AK Parti, MHP ve DEM Parti'nin desteğinin de kanunun çıkarılması için yeterli olduğu bir tabloda, neden Meclis'in neredeyse tamamını içine alan geniş bir siyasi mutabakat arandığını sorguladı. Bu soru bugün daha da önemlidir. Çünkü mesele artık yalnızca 12 maddelik bir kanunun kaç oyla kabul edildiği değildir. Neden bu kadar geniş bir siyasi birlikteliğe ihtiyaç duyulduğu ve bu birlikteliğin bundan sonra hangi alanda kullanılacağıdır.

Nitekim kanunun kabulünün hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un yeni anayasa konusunda yaptığı açıklama bu soruya yeni bir boyut kazandırdı. Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci için Türkiye'de ilk kez siyasi ve fikrî olarak böylesine büyük bir ittifak ortamının oluştuğunu söyledi. Ardından mevcut parlamentonun yeni anayasa yapmak için müsait bir aritmetiğe sahip olduğunu ifade etti. Burada iki açıklamayı yan yana koymak gerekiyor. Bir tarafta çerçeve yasa etrafında oluşan 467 oy... Diğer tarafta TBMM Başkanı'nın "Meclis aritmetiği yeni anayasa için müsait" değerlendirmesi... Elbette 467 kabul oyu veren milletvekillerinin tamamının ileride gündeme gelebilecek bir anayasa değişikliğine de aynı yönde oy vereceği söylenemez. Böyle bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.

Fakat artık şu soruyu sormak kaçınılmazdır: 467 oy yalnızca bu 12 maddelik kanunun kabulünü mü gösteriyor; yoksa yeni anayasa için ihtiyaç duyulabilecek geniş siyasi zeminin de ilk işaretini mi veriyor? İşte bu nedenle bu kanuna yalnızca maddeleri üzerinden değil, siyasi zemin üzerinden de bakmak gerekiyor. Hüseyin Baş'ın çerçeve yasaya ilişkin gündeme getirdiği soruların bir diğeri de doğrudan kanunun adı ile içeriği arasındaki ilişkiye yöneliktir. Kanunun adı oldukça kapsamlıdır: "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi..."

Peki, 12 maddelik düzenlemenin içerisinde millî dayanışmayı ve toplumsal bütünleşmeyi doğrudan sağlayan hangi hükümler bulunmaktadır? Metne hukuki niteliği bakımından baktığımızda ağırlık merkezinin, örgütün........

© Yeni Mesaj