Deli Dumrul düzeni: Davosta açığa çıkan güç siyaseti
Her yıl ocak ayında toplanan Davos zirveleri, kâğıt üzerinde "diyalog" çağrılarıyla anılır. Bu yılın mottosu da "Diyalog Ruhu" idi. Ancak sahadaki gerçekliğe bakıldığında, Davos'un bir diyalog platformundan çoktan çıktığı; güç merkezleri arasında pazarlıkların yapıldığı bir zemin hâline geldiği açıkça görülmektedir. Konuşulan başlıklar değişmez: güvenlik, enerji, teknoloji, küresel riskler… Fakat değişen şey şudur: artık bu başlıklar ilke üzerinden değil, çıplak güç üzerinden ele alınmaktadır.
Davos karar almaz; ama dünyanın nereye gideceğine dair nabız yoklar. Bu yıl yapılan da tam olarak budur. Küresel düzenin hangi yöne evrildiği, hangi kuralların artık geçersiz sayıldığı ve hangi kurumların fiilen devre dışı bırakıldığı Davos'ta tüm açıklığıyla ortaya çıkmıştır. En çarpıcı olan ise, bugüne kadar üstü örtülü biçimde yürütülen düzensizliğin artık kurumsal bir kimlik kazanmaya başlamasıdır.
Bu dönüşümün sembol ismi ise hiç kuşkusuz Trump'tır. Davos'ta yaptığı açıklamalar, klasik diplomatik nezaketin tamamen terk edildiğini göstermektedir. Trump, NATO'yu ve Birleşmiş Milletler'i açıkça işlevsiz ilan etmekte; dünyanın güvenliğini artık "bedel karşılığı" sunulan bir hizmet gibi konumlandırmaktadır. Güvenliği bir devlet........
