menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı Şeria’da ilhakın yeni perdesi

25 0
27.07.2026

İşgal altındaki Batı Şeria, tarihinin en karanlık ve gerilimi en yüksek dönemlerinden birini yaşamaya devam ediyor. 

İsrail ordusunun sistematik askeri operasyonları, aşırı sağcı hükümet kanadının kurumsallaştırdığı toprak gaspı hamleleri ve fanatik yerleşimci grupların artan şiddeti, bölgedeki insani ve siyasi krizi derinleştiriyor. 

Uluslararası hukukun açık ihlali niteliğindeki bu uygulamalar, Filistin topraklarının fiilen ilhak edilmesine giden yolu adım adım döşüyor.

Nablus hattında tırmanan şiddet ve yeni gasp hamleleri

Son dönemde gerilimin merkez üssü haline gelen Nablus çevresinde askeri baskılar ile yerleşimci saldırıları eş zamanlı olarak tırmanışa geçti. 

24 Temmuz'da Nablus'a bağlı Tell (Tal) beldesinde fanatik yerleşimcilerin baskınıyla başlayan ve 4 Filistinli ile 2 İsraillinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalar, bölgede büyük bir gözaltı ve baskı dalgasını tetikledi. 

İsrail güçleri Tell beldesi ve çevresinde düzenlediği baskınlarda en az 70 Filistinliyi gözaltına alırken, Nablus genelinde askeri kontrol noktalarındaki kısıtlamaları sıkılaştırdı. 

Bu durum, acil tıbbi müdahaleye muhtaç diyaliz hastalarının hastanelere ulaşmasını engellemekte ve Kızılay ambulanslarının hareket kabiliyetini kısıtlayarak açık bir insani hak ihlaline dönüşmektedir.

Saldırılar yalnızca sivil halkı ve sağlık altyapısını değil, kutsal mekânları ve tarım arazilerini de hedef alıyor. 

Tulkerim'in Kur köyünde yer alan bir caminin yerleşimciler tarafından ateşe verilip duvarlarına ırkçı sloganlar yazılması, dini simgelere yönelik tırmanan vandalizmin son örneği oldu.

Bunun yanı sıra İsrail ordusu; Salim, Burin ve Madama köylerindeki yaklaşık 69 dönümlük alanda "güvenlik önlemleri" gerekçesiyle bitki örtüsünün kaldırılması ve zeytin ağaçlarının sökülmesi yönünde 3 yeni askeri emir yayımladı. 

........

© Yeni Mesaj