Ankara'daki NATO zirvesi ve stratejik sıkışma
Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde küresel diplomasinin merkez üssü haline gelen başkentte, madalyonun iki yüzünü de keskin bir şekilde ortaya koydu.
Zirve, Türkiye açısından uluslararası alanda büyük bir diplomatik prestij kaynağı olarak sunulsa da, arka planda transatlantik çatlakların, bölgesel risklerin ve derin stratejik meydan okumaların tam ortasında kalındığını gösterdi.
Kameralar önündeki el sıkışmaların ardında, hem müttefiklerin kendi içindeki güven bunalımı hem de Türkiye'nin dış politikasındaki yapısal sıkışmışlıklar bu zirveyle birlikte daha görünür hale geldi.
Transatlantik çatlaklar ve ekonomik şantaj gölgesi
Batı medyasında, özellikle Fransız ve Alman basınında "Trump'ı memnun etme zirvesi" olarak nitelendirilen Ankara buluşması, ittifakın kolektif savunma ruhundan ziyade bir ekonomik ve siyasi baskı mekanizmasına dönüştüğü eleştirilerini haklı çıkaracak sahnelere tanıklık etti.
ABD Başkanı Trump'ın zirveye adım atar atmaz İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya'yı İran konusundaki gerilimde yalnız bırakmakla suçlaması, müttefikler arasındaki güven krizini derinleştirdi.
Bununla da kalmayan Trump, üye ülkelerin savunma bütçelerini 2035 yılına kadar yüzde 5 seviyesine çıkarma baskısını artırırken, İspanya gibi ülkeleri açıkça ticaret ambargolarıyla tehdit etti.
Savunma Sanayii Forumu kapsamında AWACS uçaklarının Saab GlobalEye ile değişimi gibi büyük projeler açıklansa da, bu adımların hayata geçmesinin yıllar alacak olması zirvenin somut çıktılarını........
