menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşların arka planı: Finansal egemenlik mücadelesi

23 0
26.07.2026

Dünya siyaset sahnesi, gazete manşetlerine yansıyan ideolojik söylemlerin, sınır anlaşmazlıklarının ve askeri gerilimlerin ötesinde, çok daha derin ve sessiz bir savaşa ev sahipliği yapıyor: Finansal egemenlik savaşı. 

Doğu Avrupa'daki kanlı çatışmalardan Latin Amerika'daki siyasi müdahalelere, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi'ndeki gerilimlerden Doğu Asya'daki güç gösterilerine kadar pek çok krizin temelinde, Doğu ve Batı blokları arasında sıkışan küresel iktisadi düzen yer almaktadır. 

ABD liderliğindeki Batı dünyası, kan kaybeden finansal hegemonyasını korumaya çalışırken; gelişmekte olan Doğu dünyası ise onlarca yıldır süren bu ekonomik esaretten kurtulmanın formülünü aramaktadır.

Dolar tuzağı ve milli paralarla ticaretin mantığı

Küresel ticaretin uzun yıllardır devam eden en büyük paradoksu, iki ülkenin kendi arasında yaptığı mal veya hizmet alışverişinde üçüncü bir ülkenin para birimini kullanmak zorunda bırakılmasıdır. 

Örneğin Rusya Çin'e ya da İran Türkiye'ye ürün sattığında, ödemenin Amerikan doları cinsinden yapılması, ticarete konu olan hiçbir ürün üretmediği halde ABD'ye muazzam bir "senyoraj" (para basma yetkisinden doğan kâr) ve denetim imkânı sağlamaktadır.

İşte tam bu noktada, yıllar önce kavramsallaştırılan ve küresel ticarette devrim niteliği taşıyan "milli paralarla ticaret" modeli devreye girmektedir. 

Malum, milli para ve milli paralarla ticaret projesi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ne ait bir projedir ve 2005 yılında uluslararası kongreyle tüm dünyaya ilan edilmiştir.

Bu yaklaşım; bir ülkenin parasının değerinin kendi üretimi, emeği........

© Yeni Mesaj