Uyuşukluk imal edildi
İlk önce bir çocuğun cansız bedenini kaydırdık.
Hiçbir şey hissetmedik.
Sonra başka bir videoya geçtik. Bir kedi komik hareketler yapıyordu. Ardından bir yemek tarifi... Sonra bir futbol golü... Sonra bir reklam... Sonra yine savaş...
Hepsi aynı parmağın tek hareketiyle geçti gözümüzün önünden.
Bugün dünyanın herhangi bir yerinde bir çocuk açlıktan ölürken, birkaç saniye sonra bize tatil otelleri öneriliyor. Bir depremde enkaz altındaki insanların yardım çağrısını izledikten hemen sonra lüks otomobil reklamı çıkıyor karşımıza. Gazze'de bombalanan bir hastanenin görüntüsünden birkaç saniye sonra komik dans videoları izliyoruz. Dar gelirli bir vatandaşın serzenişini izlerken on saniye sonra ilginç olaylar videosuna geçiyoruz.
Bunu normal sanıyoruz. Oysa normal olan bu değil. Normal olan, insanın gördüğü bir acının üzerinde durmasıdır. Düşünmesidir. Üzülmesidir. Kendine bir ders çıkarmasıdır. Hayatına çevresine yeniden bakmasıdır. Belki bir şey yapmaya karar vermesidir. Biz ise durmuyoruz. Çünkü durabileceğimiz bir dünya tasarlanmadı.
Bize bir telefon verildi. Bir ekran verildi. Bir akış verildi. Ve o akışın hiç bitmemesi sağlandı.
İnsanlık tarihinde ilk kez milyarlarca insan aynı anda dünyanın bütün acılarına tanıklık ediyor. Fakat aynı zamanda hiçbir acının içinde yeterince uzun kalamıyor.
Çünkü sistem buna izin vermiyor. Sonsuz kaydırma yalnızca bir kullanıcı deneyimi değildir; insan psikolojisini değiştiren bir tasarımdır. Eskiden gazetenin son sayfası vardı. Televizyon haberleri biterdi. İnsan zihni dururdu. Bugün ise hiçbir şey bitmiyor. Ne haber bitiyor. Ne video. Ne........
