menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Post Kapitalizm: OpenAI ceosu Sam Altman ne demek istedi?

56 0
16.04.2026

Yapay zekâ ve otomasyon, insan emeğini üretimden hızla dışlıyor. Otomasyon üretimi artırıyor, kâr chip üreticilerinde ve robot fabrikalarında yığılıyor, ama ücret ödenmiyor, prim kesilmiyor, vergi toplanmıyor. Devlet büyüyen bir ekonominin ortasında gelirini kaybetmeye başlıyor. Bir şirket bir yazılımcıya ya da fabrika işçisine maaş öder, devlet de o maaştan gelir vergisi, SGK primi ve dolaylı vergiler toplar. Ama aynı işi yapay zekâ ya da bir robot yaparsa, şirket eskiden ödediği maaşı artık cebinde tutuyor, aynı kazancı elde ediyor ama devletin bu total işlem sonrası aldığı vergi düşüyor. Asıl kırılma 2030'dan sonra gelecek. Ve o kırılmaya hazırlıksız yakalanan devletler için geri dönüş çok daha pahalı olacak. 

Bu tuzağı derinleştiren ikinci bir boyut daha var: otomasyonun kâr coğrafyası ile vergi coğrafyasının uyuşmaması. Fabrika Türkiye'de, robot Almanya'dan, yazılım Amerika'dan, çip Tayvan'dan geliyor. Üretimden doğan kâr Türkiye'de oluşuyor; ama bu kâra vergi biçecek mekanizma son derece sınırlı kalıyor, asıl gelir yurt dışına çıkıyor.

Otomasyon işsizliği 2030'da bir anda patlak vermeyecek. Kademeli gelecek, fark edilmesi güç olacak ve fark edildiğinde geri dönüş çok daha maliyetli olacak. Tıpkı iklim değişikliğinin birkaç sıcak yaz gibi görünüp aslında kalıcı bir eşiği aşması gibi. Yapısal sorunların kendine özgü bir tehlikesi var: görünmez oldukları sürece konjonktürel sorunların gürültüsünde kayboluyorlar. 

Dünyada bugünlerde tartışılan çözümün ana........

© Yeni Mesaj