Enerji ağlarının merkezi: Türkiye-Doğu Cephesi; iki koridor, bir cephe
Dün ülkemizin etrafında oluşan 4 cepheyi ifade etmiştik. Bugün doğu cephesini incelemeye başlayalım. Doğu cephesinin sırrı, üst üste binmiş iki koridordan oluşması: biri malın aktığı lojistik koridoru (Zengezur/Orta Koridor), diğeri gazın aktığı enerji koridoru (Güney Gaz Koridoru). İkisi de aynı dar coğrafyadan — Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye hattından — geçiyor, ikisi de aynı jeopolitik gerilime tabi, ama mantıkları farklı.
Zengezur, Perslerin, Azerilerin, Ermenilerin, Türklerin ve Rusların yüzyıllarca çekiştiği bir dağ bölgesi. İran 1813'te burayı Çarlık Rusya'sına bıraktı; 1917 Devrimi sonrası yeni Ermenistan ve Azerbaycan cumhuriyetleri arasında yeniden ihtilaf konusu oldu. Modern hikâye 2020'de başladı: İkinci Karabağ Savaşı'nı bitiren, Rusya'nın arabuluculuk ettiği ateşkesin 9. maddesi, bölgedeki tüm ulaşım hatlarının "engelsiz" açılmasını öngörüyordu. Azerbaycan bunu Ermeni denetimi olmayan bir "koridor", Ermenistan ise kendi egemenliği altında sıradan bir geçiş olarak yorumladı.
Kilidi beklenmedik bir el kırdı: Amerika. 8 Ağustos 2025'te Beyaz Saray'da, Aliyev, Paşinyan ve Trump'ın katılımıyla barış anlaşması parafe edildi ve koridora yeni bir isim verildi: "Trump Route for International Peace and Prosperity" (TRIPP). Formül dâhiyaneydi: Ermenistan kâğıt üzerinde egemenliğini korurdu, ama koridoru geliştirme-işletme hakkı 99 yıllığına bir Amerikan konsorsiyumuna geçti. 13 Ocak 2026'da açıklanan çerçeveye göre kurulacak "TRIPP Development Company"nin ilk 49 yıl yüzde 74'ü ABD'de, yüzde 26'sı Ermenistan'da olacaktı. Azerbaycan tarafındaki Horadiz-Ağbend demiryolunun (~110 km) yaklaşık 76 km'si tamamlanmış durumda; Ermeni tarafındaki 42 km'lik bölümün inşasına 2026 sonunda başlanması bekleniyor.
Zengezur 'un asıl anlamı, tek başına bir demiryolu değil; Orta Koridor'un (Trans-Hazar Uluslararası Taşıma Rotası, TITR) uzun süredir eksik kalan halkasını kapatması. Bu koridor, batı Çin'i Orta Asya, Hazar, Güney Kafkasya, Karadeniz ve Türkiye üzerinden Doğu Avrupa'ya bağlayan yaklaşık 4.000 km'lik çok modlu bir ağ.
Kâğıt üzerinde cazip: kuzey rotadan (Rusya) en az 2.000 km kısa, Çin-Avrupa yolculuğunu 19 günden 12 güne indirebiliyor. Ve büyüme hızlı — 2024'te Hazar üzerinden taşınan yük bir yılda yüzde 63 artarak 4,1 milyon tona çıktı; savaş öncesi bu rakam 500 bin tondu. 2025'in ilk dokuz ayında 2 milyon tonu aşmış, yıl sonunda ~5 milyon tona ulaşması bekleniyordu. Bu etkileyici büyümeye rağmen Orta Koridor, Avrupa-Asya yük trafiğinin hâlâ yüzde 0,1'ini taşıyor. Karşılaştırma acımasız: deniz yolu yükün yüzde 91,4'ünü, kuzey (Rusya) rotası yüzde 8,5'ini taşırken, Orta Koridor binde bir de kalıyor. Yani "Rusya'ya alternatif" söylemi güçlü, ama ölçek henüz bir yuvarlama hatası düzeyinde. Hedef, 2022-2027 yol haritasıyla yıllık kapasiteyi 10 milyon tona çıkarmak.
Koridorun kâğıt üstündeki vaadi ile sahadaki gerçeği arasındaki uçurumun iki adı var. Birincisi Hazar Denizi — koridorun "en önemli yapısal darboğazı". İkincisi Gürcistan- Anaklia derin deniz limanı projesindeki felç, Gürcü Rüyası hükümetinin otoriter ve Moskova-Pekin'e yaklaşan çizgisi, koridorun geleceğine gölge düşürüyor.
Kim karşı çıkıyor — ve neden?
İran, en yüksek sesle. Tahran için koridor bir "stratejik kuşatma": Ermenistan'la paylaştığı 45-50 km'lik sınırı — Avrupa ve Gürcistan'a açılan ticaret penceresini — kesme tehdidi taşıyor, komşu sayısını 15'ten 14'e düşürüyor. Dışişleri Bakanı Araghçi, sınırların yeniden çizilmesini "kırmızı çizgi" ilan etti. Ama tepki........
