menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’yi etnisite üzerinden bölme planı!

37 0
12.04.2026

Aşağıda değineceğim ve aynı zamanda bir Milli Güvenlik sorunu olarak ta ele alınması gereken etnisite meselesi, Türkiye'nin başını çok ağrıtmanın ötesinde, sonucu bölünme ile bitebilecek çok vahim bir sorun olarak ta orta yerde durmaktadır.

Ortadoğu ve Türkiye için sürekli olarak öne çıkartılan ve ABD tarafından büyük plana uygun ve yönelik olarak ısrarlı bir şekilde kaşınan etnisite meselesi, bütünüyle bir CIA operasyonudur.

Özellikle de Türkiye açısından değerlendirecek olursak,  etnisite vurgusunun ne zaman ve hangi amaçlar doğrultusunda ve kimler tarafından yapıldığını çok iyi görmek ve anlamak lazımdır.

İran - ABD savaşının etkileri ve sonuçları konusunun Türkiye'ye nasıl yansıyacağına dair farklı bir yazı düşünüyordum fakat,  hemen bir iki cümle ile buradan ifade etmek isterim.

İran savaşı bittiğinde bugün İran'da PEJAK'ın bulunduğu bölge, kuvvetle muhtemel özerk hale gelecektir.

Bu itibarla SEVR palanının da ötesine geçilerek, Türkiye'nin 3 tarafında oluşturulacak defakto PKK devletçikleri ile finale hazırlık yapılacaktır.

Savaşı görece İran kazanmış olabilir ancak, hiç savaşa girmediği halde burada en büyük kaybı yaşayacak ülke, Türkiye olacaktır.

Ocak ayında 50 bin İŞİD militanı Suriye'de ki hapishanelerden alınarak, PEJAK bölgesine getirildi.

Aynı ay içerisinde ABD, bu bölgeye en modern silahlarını taşımıştır.

Türkiye'de PKK'nın silah bıraktığı masalları anlatılmaktadır.

Suriye, Irak ve İran'da oluşması muhtemel terör özerk bölgelerinin tek ve ortak bir hedefi vardır: TÜRKİYE!

İşte o bakımdan ülkemizde siyasetin, yamuk bir omurgaya değil, tam bağımsız bir Türkiye anlayışı üzerine inşa edilmesi gerektiğini her daim ısrarla dile getirmekteyiz.

Bu konunun tüm detaylarını başka bir yazıya bırakarak yeniden etnisite üzerinden yapılması planlanan büyük operasyonlar konusuna dönelim.

Özellikle de siyasetçiler çoğu kez söze başlarken, aynı hataya düşerler.

Halis bir niyetle birlik vurgusu yapmak isterlerken, aslında CIA'nın projesine istem dışı katkı sunmuş olurlar.

Söze, "Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çekes'i, Arap'ı, Sünni'si, Alevi'si" diye başlanması, ulus devlet yapımız ve Türk milletinin bölünmez bütünlüğünün temellerine dinamit koyulmasıyla eş değerde bir sonuç üretir.

Türkiye'de etnik grup vardır ve adı da şunlardır söylemi, 1992'de CIA Ankara İstasyon Şefi Paul Henze ve G.Fuller tarafından bir psikolojik savaş türü olarak ortaya atılmıştı.

Bu söylem sadece iki CIA Şefi tarafından söylenmiş bir söz olmanın ötesinde, 1992'li dönemlerde ABD hükümetine, RAND Corporotion projesi olarak sunulmuştu.

CIA Ankara İstasyon Şefi olan P.Henze aynı zamanda, 1980 darbesi sonrası (Our boys did it) "Bizim çocuklar başardı" diyen isimdir.

'Etnik grup veya yapı' sakızının millete çiğnetilmesinden elde edilmek istenen sonuç ise; ulus devletlerin ortadan kaldırılması ve küresel çapta tek bir dünya devletinin kurulmak istenmesidir.

90'lı yıllarda söz konusu bu isimlerin, Türkiye'de çok farklı ve kapsamlı başkaca görevleri de bulunuyordu.

Mesela........

© Yeni Mesaj