menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geleceği "net" olmayan gençlik

2 0
saturday

Geçtiğimiz gün milyonlarca öğrencinin heyecanla beklediği LGS sonuçları açıklandı. Bu hafta ise üniversite hayali kuran gençler YKS sonuçlarını öğrenecek. Bir yanda sevinç gözyaşları, diğer yanda hayal kırıklıkları… Ancak her yıl tekrar eden bu tabloyu yalnızca açıklanan puanlar ve sıralamalar üzerinden değerlendirmek, asıl sorunu görmezden gelmektir. Çünkü mesele, sınav sonuçları değil; çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatlarının birkaç saatlik sınavlara sığdırılmış olmasıdır.

Bugün Türkiye'de eğitim sistemi, çocukların yeteneklerini keşfeden değil; onları tek tip bir yarışın içine sokan bir yapıya dönüşmüş durumda. Çocuklar bilgi öğrenmek için değil, soru çözmek için okuyor. Öğretmenler nesil yetiştirmek yerine sınavlara hazırlamaya zorlanıyor. Veliler çocuklarının mutluluğunu değil, net sayılarını konuşuyor. Ne yazık ki eğitim sistemi artık birey yetiştirmiyor; sıralama üretiyor.

LGS'ye hazırlanan bir öğrenciyi düşünelim. Henüz çocuk… Arkadaşlarıyla oyun oynayacağı yaşta haftanın neredeyse her günü deneme sınavlarına giriyor. Sonuç açıklandığında ise yalnızca bir puan açıklanmıyor; aynı zamanda binlerce çocuğun kendisine biçtiği değer de belirlenmiş oluyor. Çünkü sistem yıllardır onlara aynı mesajı veriyor: "Puanın kadar değerlisin." Oysa en büyük yanlış tam da burada başlıyor. İnsan, aldığı puan değildir. Bir çocuğun zekâsı, vicdanı, ahlakı, merhameti, üretkenliği ve hayalleri üç saatlik bir sınavla ölçülemez. LGS'nin ardından dört yıl geçiyor ve bu kez aynı baskı YKS ile yeniden başlıyor. Ergenlik dönemini sağlıklı geçirmesi........

© Yeni Mesaj