menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye üretmeden enflasyonu yenebilir mi?

5 0
yesterday

Türkiye ekonomisinin son birkaç yıldaki temel gündemi enflasyon. Para politikası sıkılaştırılıyor, iç talep soğutulmaya çalışılıyor ve enflasyondaki gerileme ekonomi programının temel başarı ölçütlerinden biri olarak sunuluyor. Temmuz 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31,75 seviyesinde olması da dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösteriyor.

Ancak ekonomiye yalnızca enflasyon penceresinden bakmak bizi eksik bir sonuca götürebilir.

Çünkü asıl soru şudur:

Türkiye enflasyonu düşürürken üretimini de büyütebiliyor mu?

Son dönemde açıklanan üç farklı veri, bu soruyu sormamızı zorunlu kılıyor.

İstanbul Sanayi Odası'nın Temmuz 2026 Türkiye İmalat PMI verisi bunlardan ilki. İmalat PMI (Purchasing Managers' Index - Satın Alma Yöneticileri Endeksi) hazirandaki 47,1 seviyesinden temmuzda 47,7'ye yükseldi. İlk bakışta olumlu bir hareket var. Ancak PMI'da 50'nin altındaki değerlerin sektörde daralmaya işaret ettiğini unutmamak gerekiyor.

Daha önemlisi, Türkiye imalat sektöründeki faaliyet koşullarında bozulma kesintisiz olarak 28'inci aya ulaşmış durumda. Yeni siparişlerde de azalma sürüyor. Firmalar bu durumu zayıf piyasa koşulları ve fiyat baskılarıyla ilişkilendiriyor.

Burada durup düşünmemiz gerekiyor.

Bir ülke iki yıldan uzun süre imalat sektöründe zayıflama işaretleri veriyorsa bunu sadece konjonktürel bir problem olarak değerlendirmek ne kadar doğru?

İkinci veri TÜİK'ten geliyor.

Haziran 2026'da sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azaldı.

Tek bir aylık sanayi üretimi verisinden büyük sonuçlar çıkarmak elbette doğru olmaz. Ekonomik analizde dönemsel dalgalanmaları yapısal eğilimlerden ayırmak gerekir. Fakat bu veriyi PMI ile birlikte değerlendirdiğimizde ortaya çıkan tabloyu da görmezden gelemeyiz.

Üçüncü gösterge ise İstanbul Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar........

© Yeni Mesaj