Evin kapısı var, ama eşiği çok yüksek: Depremzede anahtara nasıl uzansın?
Konut sahibi olmak, bu topraklarda nesillerdir süregelen en büyük "hayal". Ancak artık bu hayal, bir yatırım aracı olmaktan çok öte; depremle birlikte bir hayatta kalma mücadelesine, yeniden tutunma çabasına dönüştü. Evini, eşyasını, anılarını toprağa gömen bir insan için "yuva", dört duvarın ötesinde bir anlam taşıyor.
İşte bu yüzden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 64 ilde yaklaşık 20 bin konutu satışa çıkarması, ilk bakışta yaraları saracak bir umut ışığı gibi parladı. İnsanlar, artık boş vaatler değil, bir başlangıç noktası arıyor. Fakat satışa sunulan konutların şartları netleşince, o umut yerini derin bir soru işaretine bıraktı: Bu evler gerçekten depremzedenin yarasına merhem mi, yoksa sadece piyasa koşullarında bir gayrimenkul satışı mı?
Ödeme tablolarına baktığınızda, bürokrasinin diliyle her şey "makul" görünüyor. Peşin ödeyen için indirimler, yüzde 50 peşinat verene kolaylıklar... Kâğıt üzerinde sistem tıkır tıkır........
