menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milli kimliğimiz ve şahsiyetimiz

24 0
03.07.2026

Hem içerden hem dışarıdan hem siyasiler hem dini ve sosyal yapılar bize dair ne varsa hepsini ameliyat masasına yatırdılar, kendilerine göre estetik yaptılar, yapıyorlar. 

Milli ve manevi kimliğimize o kadar çok neşter vurdular ki ortaya kayıtsız, duyarsız, tepkisiz sadece kendini hatta anlık menfaati düşünen bireyler ve de kalabalıklar çıktı. 

Bu kalabalıklar çoğalınca millet olma vasfımız zayıfladı. Milli ve manevi değerlerimize karşı hassasiyetimiz zayıfladı.

İnandığımız doğruları hayatımıza aktarmadığımız için zamanla yanlışları doğrulamaya başladık. Zamanla da bu yanlışları inanç olarak kabul edip, sahiplendik.

Öyle bir hale geldik ki artık sesi çok çıkanın, sayısı çok olanın haklılığını kabul eder olduk.

Hem 'Bir müminin canı, malı, namusu Kabe'den kıymetlidir' diyen Hz. Muhammed'e iman ettiğimizi iddia ediyoruz İslam coğrafyasında 23 yıldır soykırım yapılıyor, Milletimiz sesi çok çıkanlara bakıp, susuyor.

Devlet hazinesinden bir iğne aşıranın cenaze namazını kılmayan Peygambere iman ettiğimizi iddia ediyoruz. Ama devletin malı talan ediliyor, sesimiz çıkmıyor.

'Rüşvet aslanda, verende melundur' diyen Peygambere iman iddiasındayız ama rüşvetçiler arasında ayırım ve sahiplenme yapıyoruz.

'Zulme yarım kelime katkıda bulunanın Allah'ın rahmetinden nasibi yoktur' diyen Peygambere iman iddiasındayız ama sahada zulme taraf oluyoruz.

'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır' diyen Peygambere iman iddiasındayız ama haksızlık kapımızı çalana kadar susuyoruz.

'İşçinin hakkını alın teri kurumadan verin' diyen Peygambere iman iddiasındayız ama hak arayanları hain, işbirlikçi, terörist ilan ediyoruz.

'Vatan sevgisi imandadır' diyen Peygambere iman iddiasındayız ama vatanın altıda, üstü de satılıyor, kimseden çıt çıkmıyor.

'Kıyamet günü her hain için bir sancak dikilecek ve 'Bu, falan........

© Yeni Mesaj